Anasayfa » KÜLTÜR » Dünya Vatandaşı Çocuklar
gezgindergi-kultur-dunya-vatandas-cocuklari

Dünya Vatandaşı Çocuklar

Hicret zordur ama cennet de ucuz değildir. Zora talip olan yüzlerce öğretmen, bilinmezde bir sevgi tohumu ekmek için gayret gösteriyor. Daha bilinmezi ise onların aileleri, çocukları… Kimisi Kara Kıtada, kimisi Uzakdoğu’da, bir başkası Ortadoğu’da çatışmaların içinde doğmuş. Onlar küçük yaşta takılmış anne ve babalarının arkasına…

Mozambikli bir siyahinin ‘Sivas’ın Yollarına’ türküsünü söylemesi ya da Vietnamlı küçük bir kızın içten duygularla ‘Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman’ şiirini okuması eskisi kadar şaşırtmıyor bizleri. Çünkü, Uluslararası Türkçe Olimpiyatları artık 10 yaşında. Fedakâr Anadolu insanının gayretini ve diğergam öğretmenlerin ismini bilmedikleri ülkelere giderek ne çok çaba gösterdiğini çok iyi biliyoruz. Ekilen tohumların yeşermesi çoktan bitti. Artık meyvelerini dibine döküyor. Dökülen meyvelerin tohumları da başka bir bahara göz kırpıyor. Gönüllüler Hareketi, özlenen diyalog ve dünya barışı için sofrasını kurdu yeryüzüne. Üstelik bu sofradaki izzet-i ikram tadımlık değil, doyumluk. Zira, olimpiyatlarla birlikte müşahede ettiğimiz manzara bizi yeterince doyuruyor.

Dünyanın dört bir yanına dağılan bu isimsiz kahramanlar heybesindeki sevgiyi gittiği ülkeye boşaltırken yalnız değiller. Onların fedakârlığına ortak olan eşleri ve çocukları da var. Kendilerini gittiği ülkedeki öğrencilerine adayan öğretmenlerin çocuklarından kimisi buralarda okula başlıyor, kimisi anavatanından çok uzak ülkelerde hayata gözlerini açıyor. Ve onlardan o kadar çok var ki… Onlar tam bir dünya insanı olmaya, çok dilli ve çok kültürlü fahri elçiler olmaya namzet. Türkçe Olimpiyatları kapsamında bu ülkelerdeki Türk öğrenciler için dört yıldır ana dilde şiir, şarkı, kompozisyon ve genel kültür yarışmaları düzenleniyor. Her Türk yarışmacının ayrı bir hikâyesi var…

Kazakistan’dan Zimbabve’ye

Geleceğin isimsiz kahramanlarından biri Enes Bayrak. Enes 11 yaşında ve Kazakistan doğumlu. Kazakistan’da bir yaşını doldurunca babasının tayini Uluslararası Mozambik Söğüt Koleji’ne çıkar. Mozambik’e ilk giden öğretmenlerden olan Bayrak ailesi, “amenna” deyip soluğu Kara Kıtada alır. Enes, yürümeye ve konuşmaya başladığında etrafında sadece siyahî arkadaşları vardır. Çevresinde anne ve babasının dışında birkaç Türk okulunun öğretmeni Türkçe konuşuyordur. Okula başladığında çok iyi Portekizce biliyordur. Enes’in ortaokula geçtiğinde ise artık üç dili vardır: Türkçe-Portekizce-İngilizce. Bayrak ailesi 9 yıl Mozambik’te kalır. Bu arada Mozambik’te doğumlu küçük bir kız kardeşi doğar. Enes, 10 yaşına geldiğinde onlar için yeni bir hicret başlamıştır. Aile, şimdi Zimbabve’deki okul için yola çıkacak. Enes, yılda bir kez geldikleri Türkiye’yi çok tanımıyor. Babasının memleketi Edirne’yi biraz da annesinin memleketi Tokat’ı biliyor. “Türkiye’yi çok tanıyamadım ama benim ülkem olduğu için çok seviyorum. Mozambik’teki arkadaşlarımla doğduğumdan beri bir arada olduğum için Zimbabve’ye gitmek zor olacak.” diyor. O, bu yılki yarışmada Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ‘Aşılmaz’ adlı şiirini okuyacak.

“Beyaz tenli olduğumu unutuyorum”

Ailesiyle ülke ülke gezenlerden birisi de 14 yaşındaki Havle Işık. 7 yaşında Mozambik’e gelmiş. Şimdi o kadar alışmış ki, “Mozambik’i bırakıp gelmek istemem.” diyor. İlk geldiğinde Uluslararası Mozambik Söğüt Koleji’nin bahçesinde, “Türkiye’deki okulumu istiyorum.” diye ağlaması bütün öğretmenlere duygulu anlar yaşatmış. Geçen yıl olimpiyatlarda anadilde kompozisyon ve şiir kategorisinde yarıştı. Havle, duygularını ise şöyle ifade ediyor: “Mozambikli arkadaşlarımın arasında onların siyah, kendimin beyaz tenli olduğumu unutuyorum.”

4 ülke, 4 dil: İki Türk

Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise Enes Şükrü Güven (14) ve Behiç Halit Güven (15) isimli iki kardeş yaşıyor. Kendini eğitim hizmetine adayan İngilizce öğretmeni anne ve babanın evladı bu iki genç Tacikistan doğumlu. 6 yıl Tacikistan’da kaldıktan sonra rotayı Yemen’e çevirip 6 yıl da orada kalmışlar. Bu arada üçüncü kardeşleri Zübeyir, Yemen’de doğmuş. Daha sonra Fas’a geçen Güven ailesi, burada 2 yıl kaldıktan sonra BAE’ne geçmiş. Enes ve Behiç, Türkçenin yanında Tacikçe, Arapça, İngilizce biliyor. Enes ana dilde yapılan Türkçe yarışmasına kompozisyon dalında katılıyor. Onlar babalarının memleketi Burdur’un dışında Türkiye’yi pek bilmiyorlar. “Türkiye’ye gelince yabancılık çekiyoruz.” diyorlar. Onlar hallerinden gayet memnun. Farklı kültürleri görmenin çok güzel olduğunu söylüyorlar.

Hacı Ata’nın yadigârı Kemal 5 dil biliyor

Şimdi Maldivler’e uzanıyoruz. Fedakâr bir öğretmen Saliha Erdoğan. O 14 yıldır yurtdışında. Hacı Kemal Erimez ile Tacikistan’da başladığı hicret yolculuğuna 14 yılda 3 ülke sığdırmış. Türkiye’de ev hanımı olan Saliha Erdoğan, yurtdışına gittiğinde boş durmak yerine önce üniversitede İngilizce bölümü okumuş. Gittiği her ülkenin dilini de, oradaki insanlarla rahat iletişim kurmak için öğrenmeye çalışmış. Şimdi ise tam 5 dil biliyor. Tacikistan’da Hacı Ata’yla beraber bulunduğu yılların çok zorlu olduğunu anlatıyor ve ekliyor: “Ben o kadar ülke gördüm, o kadar yer gezdim ama en çok o günleri arıyorum. Hayatımın en zor ama en huzurlu yılları orda geçti.” Oğlu Said Kemal de geçen yıl olimpiyatlara Maldiv adalarını temsilen ana dil Türkçe dalında katıldı. Said Kemal, anne ve babası ile yurtdışında sürdürdüğü hayatından oldukça memnun. O da 5 dil biliyor. Arkadaşlarının çoğu Tacikistanlı, Hindistanlı ya da Maldivli. Türkiye’yi çok sevdiğini ve bu nedenle olimpiyatları dört gözle beklediğini söyleyen Said Kemal, farklı ülkelerde yaşamını sürdürmekten şikâyetçi değil. O da ileride anne ve babasının yolundan gitmek istiyor.

Yazar : HALİT ÖMER CAMCI

HALİT ÖMER CAMCI
Gezgin, ışık avcısı, oğlunun babası...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir