Anasayfa » KÜLTÜR » Gökyüzünün Kuklaları: Maket Uçaklar
gezgindergi_kultur_maket_ucaklar  (6)

Gökyüzünün Kuklaları: Maket Uçaklar

Bırak gitsin seyretsin güneşi İkarus gibi, Bir uçak yolunu şaşırmış çok uzaklarda Sonsuz bir çizgi çiziyor gibi…

Guillaume Apollinaire

İnsan, hantal kanatları ve ağır yükleri sebebiyle uçamıyorken, havada asılı durana karşı tutku besledi tarihler boyu. Uçurtmadan uçağa giden bu yolculukta insanoğlunun içine düşen duygu, “tutku”.

Yazı: Aysema Berk – Fotoğraflar: Ferit Orçun

 gezgindergi_kultur_maket_ucaklar  (11)

Minos’un sarayında köle olan Daidalos, oğlu İkarus ile beraber cezalandırılır ve bir labirente kapatılırlar. Ancak tükenmez icat kabiliyeti sayesinde Daidalos, İkarus ile kendisi için kanat yapar ve kanatları omuzlarına balmumuyla yapıştırır. Sonra, baba-oğul birlikte uçarlar ancak Daidalos, oğul İkarus’u çok yüksekte uçmaması konusunda uyarmış olmasına rağmen İkarus kibrine yenik düşmüş ve yükseklere doğru yol almıştır. Babasının sözünü dinlemeyen İkarus, yükseklerden denize düşmüştür.

Evrenin en gizemli, en ulaşılmaz yerine el uzatmak isteği duyuyor insanoğlu. Gökyüzüne ilk yüzlerini çevirenlerde de bu duygu oluşmuş mudur ki? İkarus’un uçma merakı mı yoksa kibri midir onu gökyüzüne çeken? Sebebi ne olursa olsun içten içe duyulan bir kibir taşır uçmak. Her şeyin üstünde olmak, tepeden bakmak dürtüsünün, doğadaki en baskın yerine; göğe ulaşmak…

Usta, çırağına hediye ediyor büyüyü…
Usta, çırağına hediye ediyor büyüyü…

Hangimiz gökyüzünden feyz almadık ki? Ya da hangimiz mavi rengini göklerden başka bir şeye daha çok yakıştırdık… Hep gözleri yükseklerde (!) olan birer İkarus olduk.

Beynimiz yerine kanatlarımızın olmasını dileyen binlerce sözcükle hep uçmak, kaybolup gitmek sevdasının peşine düşüyoruz.  Sanki yeryüzünün bir sonu var da gökyüzü,  sonsuzluğuyla insanları, özgürlük şölenine davet ediyor gibi… Bu davete kulak veren insanoğlu önce tanrılarını gökyüzünde aramışlar, ardından da gökyüzüne uzanacak icatları, bir bir ortaya çıkarmaya başlamışlardır. Mesela Çinliler uçurtmayla yola çıkmışlar. Daha sonra ilk yolcuları bir horoz, bir koyun ve ördek olan uçan balon görünmüş gökyüzünde. Ve ardından döneminin hayalperesti Andre Jacques Garderin, paraşüt ile uçma girişiminde bulunmuş.

Maket uçaklara gönül vermiş dünün çocukları
Maket uçaklara gönül vermiş dünün çocukları

Tabii kuş olmaya en çok yaklaşan Whright kardeşler( Orville, Wilbur) ,17 Aralık 1903 sabahında üç metre yükselerek otuz metrenin üzerinde uçmayı başarmışlar. İnsanı hayran bırakan on iki saniye. O güne kadar kuşların kanat çırpışlarını taklit ederek havada kalmaya çalışan insanların aksine Whright kardeşler, kuşların süzülerek uçuşlarını gözlemleyerek, makinenin havada kalmasını sağlayan uçuş sistemini ortaya çıkarmışlardır.

Ve yaklaşık 200 yıldır Âdemler ve Havvalar olarak gök kubbe ile iç içeyiz. Meseldir ki, arştan inip toprağa basan âdemin ve havvanın yeniden arşa çıkma isteğidir bu…

gezgindergi_kultur_maket_ucaklar  (3)

İnsan, hantal kanatları ve ağır yükleri sebebiyle uçamıyorken, havada asılı durana karşı tutku besledi tarihler boyu. Uçurtmadan uçağa giden bu yolculukta insanoğlunun içine düşen duygu, “tutku”. Ulaşılamaz olana duyulan hırsla karışık aşkımız. Ve bu aşk bir zaman sonra gökyüzünde olanı yönetmeye karar verdi. Uçanı modelleyerek, kendine yakın kıldı. Makete çevirdi hayallerini. Gökyüzüne gidemediğinde, yeryüzünden yönettiği temsilcilerini gönderdi ona; maket uçaklarını.

Maket veya model hayatımızın ayrılmaz parçaları halinde olduklarından onları düşe katmak çok da zor olmadı. Nesnelerin ve evrenin anlaşılabilmesi için belli oranlarda küçültülmüş halini ifade ettiklerinden, onları hayatımızın çeşitli safhalarında, amaç, içerik ve manaları farklı olarak kullanıyoruz.  Kâh sanat eserleri, kâh eğim aracı, kâh bilimsel modeller olarak karşımıza çıkıyorlar. Düşler dahi maket ile izah edilebildiğine göre, tutkuyu makete çevirmeyi,  sadece oyuncak olarak algılayanlar, bir kez daha düşünmeli.

Üstelik günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte sektörü ve kulüpleri olan,  yaşı yediden yetmişe varan uçma tutkunlarına kendi düşlerinin uçuşu için imkân sağlayan metodik bir uğraş maketçilik.

Gökyüzünün kuklaları, uçmaya hazır.
Gökyüzünün kuklaları, uçmaya hazır.

Meraklıları için parantez açmak gerekirse maket uçaklarda daha sık iki kullanım var. Vietnam ve Çin de yapılan ARF (Almost Ready to Fly/Neredeyse Uçmaya Hazır) denen maket uçaklar, kutudan %90 montajı yapılmış olarak çıkar.  Genelde tek yapılması gereken kuyruk borusunu gövdeye sabitleyip iniş takımını monte etmektir. ARF maket uçakları, ufak bir kazada çabucak kırılan uçaklardır.

Bir diğeri ise ARC ( Almost Ready to Cover/Neredeyse Tamamlamaya Hazır) denen ve balsa halinde olup sadece üzeri kapatılan modeldir. Kit şeklindeki modelleri aldığınız takdirde ise kullanım kitapçığı doğrultusunda modeli sıfırdan inşa etmeniz gerekir. İsterseniz plandan alıp kendi tasarımınızı da yapabilirsiniz. Bir anlamda size hayal gücünüzü kullanma fırsatı da veriyorlar.

iki ayrı yaşam. Uçan ile uçuran bir arada…
iki ayrı yaşam. Uçan ile uçuran bir arada…

Genellikle model uçak satın almak ve ya yapmak isteyen modelciler, uçaklarının tıpkı orijinalleri gibi gerçekçi görünmesini ve mümkün olan tüm detayların mevcut olmasını isterler. Bunun tam aksine, en basit, en sade ve tamiri en kolay modelleri tercih ediniz. Hiçbir maket size sorunsuz uçuşlar vaat edemez. Her zaman ilgi ve bakım isteyen bir uğraş olduğu için sabırlı olmanız gerekiyor. Unutmayın, uçmak hiçbir zaman kolay olmadı.

Bir hobi gibi görünen ancak belli emek ve mesai harcanarak oluşan maketiniz böylece göklerdeki yerini alabiliyor. Bir maket uçağı yaptıktan sonra denge ayarının nasıl olacağını anlamak ve uçağın başarılı bir uçuş yapmasını sağlamak için en az 40 kere deneme uçuşu yapılması gerekiyor. Menzilini gözlerinizin belirlediği bu uçuşlar, ortalama olarak 10–12 dakika sürebiliyor. Ancak bu biraz da motorunuzun büyüklüğüne bağlı olarak değişebiliyor.

Uçuş öncesi son kontroller
Uçuş öncesi son kontroller

Ciddi oyuncaklar olan maketlere gönül vermiş dünün çocukları var. Küçükken sahip olduğu plastik uçağı unutamayan ihtiyarlar, uçma ruhunu içlerinde barındırdıklarından yaşlı İkaruslar olarak hala ellerinde kumanda,  içine uçma heveslerini koydukları maketlerini havada gezintiye çıkarıyorlar.

Bireysel hobilerini, toplu aktivitelere çeviriyorlar. Belli zamanlarda bir araya gelip gökyüzünün kuklalarını yönetiyorlar. Her yaşın oyuncağı var ama bazı duyguların yaşı hiç değişmiyor gibi.

Gökyüzünü rengârenk yaparak havada dans eden kuklalara dönüşen maket uçaklar sayesinde biraz daha yakın oluyorlar arşa.

Sahiplerine aynı tutkuyla bağlı, uçacağı anı sabırsızlıkla bekleyen maket uçaklar
Sahiplerine aynı tutkuyla bağlı, uçacağı anı sabırsızlıkla bekleyen maket uçaklar

“Tanrı gibi göklere uzanabilseydim,
Canına okurdum şu feleğin, canına.
Bir dünya kurardım gönlümce, yepyeni,
Ey insan derdim ey insan,
Dile benden ne dilersen.”  der

gezgindergi_kultur_maket_ucaklar  (4)
Uçma tutkusunu herdaim canlı tutan bir İkarus

Ömer Hayyam. Herkesin gökyüzünde olmak için nedenleri farklı demek ki. Sizin nedeniniz her ne ise onun için bir maket uçağı salın semaya. Ay kardeşlik etsin hayallerinize. Yıldızlar alkış tutsun size. Güneş, yine ve yeniden can versin düşlerinize.

gezgindergi_kultur_maket_ucaklar  (9)

İyi uçuşlar…

Gökyüzünün Kuklaları: Maket Uçaklar –  Bu yazı 2007 yılının Eylül ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 8. sayısından alınmıştır.

Yazar : GEZGİN YAZAR

GEZGİN YAZAR
Türkiye'nin Gezi, Seyahat ve Fotoğraf Dergisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir