Anasayfa » KÜLTÜR » MASALLAŞMIŞ KUMLAR
gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (8)

MASALLAŞMIŞ KUMLAR

Yazı: Aysema Berk Fotoğraflar: Oğuz Metehan Kurt

Kapıda sizi 6 metrelik bir cin karşılayacak. Size de İstanbul’da görmek istediğiniz üç yeri söyleyin diyecek. Siz hemen cevap vermeyin. İçerde sihirli birçok eser daha olacak. Bir tarafta Marmara bölgesinin mitosları, efsaneleri, diğer tarafta kendilerini dönemlerinin tanrıları ilan etmiş olanların figürleri.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (5)
Festival kapsamıında bir çok heykeltraş ülkemize geldi.

Küçükken oyuncak kamyonlarla ve küreklerle inşa ederdik kumdan kaleleri. Oyunumuz bitene kadar biçtiğimiz ömürleri vardı. Sonra ellerimizle yıkıp ayrılırdık yanlarından. Küçükken oyun olsun diye oynadığımız ve şekillendirdiğimiz bu kalelerin, Kum sanatının en ilkel örnekleri olduğundan habersizdik.  Kum sanatı yeni ve özgün bir sanat dalı gibi görünse de menşei antik dönemlere kadar uzanan eski bir gelenekten geliyor. Kum sanatı ilk olarak Mısır’da özellikle piramitlerin maketlerini yaparken kullanılmış. Ayrıca Hint mitoslarında da dinsel özellikleri ile ön plana çıkmışlar. İnsanlar kumdan yaptıkları heykellere tapıyorlarmış. Bir anlamda kum sanatı, geçtiği coğrafyalara göre kültür anlayışına başka anlamlar katmıştır.  Günümüzde bu sanat yeniden canlanmakta ve daha da popüler hale gelmektedir.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (1)
Kapıda sizi 6 metrelik bir cin karşılayacak. Size de İstanbul’da görmek istediğiniz üç yeri söyleyin diyecek. Siz hemen cevap vermeyin. İçerde sihirli birçok eser daha olacak. Bir tarafta Marmara bölgesinin mitosları, efsaneleri, diğer tarafta kendilerini dönemlerinin tanrıları ilan etmiş olanların figürleri

Heykeltıraşlık gibi doğanın ürünlerini, doğaya yeniden şekillendirip sunan bir sanat dalının kum sanatı gibi özgün bir alanı da içine almış olması oldukça etkileyici. Kum sanatında sanatçıların kullandıkları özel teknikler sayesinde kum gibi kolayca bozulacak bir malzemeyi şaheserlere çeviriyorlar. Heykelcilikte kullanılan modelleme metoduyla yaptıkları eserler oldukça emek istiyor. Kısa ömürlü (ephemeral) sanatlar grubuna giren bu sanat dalı ile uğraşanların oldukça kibirsiz olduklarını bize düşündürüyorlar. Zira heykeltıraşlar, yarattıkları eserleri, arkalarında iz bırakmadan yine kendileri yıkıyorlar. Bir eserin iz bırakması için her türlü unsuru içinde barındırıyor. Bu sanat dalında en ilginç nokta eserleri insanların hafızalarına kazıyarak yıkıyorlar.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (9)

Kum sanatının öncü festivalleri, Geleneksel Fiesa Uluslararası Kum Heykeller Festivalleri, Figueira de Foz Kum Heykel Şampiyonalarıdır. Ancak ülkemizde de geçen sene ilki Antalya ‘da sergilenen kumdan heykeller sergisi gördüğü ilgi sebebiyle festivale dönüştürüldü. Masal bitmedi, bu kez ‘Kumdan Masallar’ İstanbul’da anlatılmaya devam ediyor. İstanbul Uluslararası Kumdan Heykeller Festivali’ne dünyanın pek çok heykeltıraşı da bizi, bize anlatmak için geldiler.  Hollanda’ dan Marjon Katerberg, Sikke-Bart Frieling, Remy Geerts, İspanya’ dan Aaron Jimenez Ojeda, Oscar Rodriguez, Ramon Eugenio Ojeda Alonso, Ukrayna’ dan Andrey Vazhynsky, Iryna Kalyuzhna, Brezilya’ dan Carlos Mauricio, Jair Damasceno, Kanada’ dan Denis Gerald Kleine, John Walter Dixon McKinnon, Belçika’ dan Enguerrand David, İrlanda’ dan Fergus Oliver Mulvany, İngiltere’ den Paul Hoggard, Timothy Handford, Portekiz’ den Pedro Mira, Çek Cumhuriyeti’nden Radovan Zivny, Hindistan’ dan Sudarsan Pattnaik ve Rusya’ dan Vladimir Kuraev. Sanatçılar önce İstanbul’u gezdiler. Onlar da etkilendikleri eserleri, yaklaşık 7 bin ton kumla masala çevirdiler. 10×15 metre boyutlarında, oldukça büyük heykelleri, nehir suyu ve kumla yaptılar. Kuma İstanbul masallarını yazdılar. Tarihsel önemini olan her türlü yapıt kumlarda hayat buldu.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (6)
Ayosafya Camii.

Sanatçıların, İstanbul gibi bir de modelleri olunca ortaya çıkan tabloyu siz düşünün. Kentin tarihi dokusunu, çağlar boyunca gelenini, gidenini, biriktirdiklerini ve hatta yitirdiklerini kuma yazmak ya da kumdan İstanbul yapmak, heykeltıraşlar için daha cazip hale geliyor.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (3)
Osmanlı Devlet Adamları.

Sanat, hayatın kirlettiklerini temizliyor her daim. Bu sergi de iş yine sanatçılara düştü. Kirlenmiş İstanbul’u eserleriyle temizlediler. Kumla arındırdılar şehri. İçlerinden en güzellerini seçip temalarında işlediler.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (10)
Kapıda misafirleri karşılayan cin.

Tasarımcılara da burada ayrı bir yer açmak gerekiyor. Özellikle Megaralı göçmenlerin göçünü tasviri göz kamaştırıcı güzellikte. Bir anlamda İstanbul’un miladını başlatan bu göçmenlerin hikâyesi de oldukça efsanevi. Efsaneye göre Megaralı Göçmenlerin Yolculuğu, M.Ö. 8.-7. yüzyıllar arası yaşanmış gerek Kıta Yunanistan’ında gerek Anadolu kıyılarına göçüp yerleşen Yunanlıların yoğun koloniler kurma girişimlerine sahne olmuştu. Bu efsaneye göre, Yunanistan’da yaşayan Megaralı göçmenler yeni bir şehir kurmak istemektedir. O zamanki geleneklere uyarak Delphoi’deki Apollon Tapınağı kâhinine akıl danışırlar. Kâhin onlara şöyle der: “Gidin, yeni şehrinizi Körler Ülkesi’nin karşısında kurun.” Bu Körler Ülkesi neresidir, bu konuda bir bilgi vermez. Epeyce uzun süren bir yolculuktan sonra, İstanbul’un günümüzdeki Sarayburnu kıyılarına varırlar. Hepsi de buranın güzelliği karşısında büyülenir. Derken Anadolu yakasındaki Khalkedon’u (günümüzde Kadıköy) görürler. Burası yirmi yıl kadar önce yine Megaralılar tarafından kurulmuştur. Yeni gelen göçmenlerin önderi Byzas şöyle der: “Körler Ülkesi adı verilen yer şu karşı kıyıdaki şehir olmalı mutlaka. Böylesine güzel bir yer dururken, bu güzelliği görmeyip de karşıda şehir kurana ne denir?” Temelleri Sayrayburnu sırtlarında atılan kente, kurucusu Byzas’tan dolayı “Byzas’ın kenti” anlamına gelen “Byzantion” adı verilir.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (2)
Hazerfen Ahmet Çelebi’nin Galata’dan uçuşunu şaşkınlıkla izleyen halk.

Hikâyesi böyle başlayan bir kentin kaderi de böyle devam ediyor. Her yeni gelen kendi hikâyesini ekleyerek İstanbul’u diğer sahibine teslim etmiş gibi. İlhamlarını İstanbul’un bu hikâyelerinden alan heykeltıraşlar yaratıcılıklarına yaratıcılık ekleyerek insanlara bu kum kentini armağan ettiler.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (11)
Bağlama çalan kadın heykeli.

İçerde 100 kadar figür ve tasvir var ve birçok efsaneleşmiş masal mevcut. Mesela kapıda sizi 6 metrelik bir cin karşılayacak. Size de İstanbul’da görmek istediğiniz üç yeri söyleyin diyecek. Siz hemen cevap vermeyin. İçerde sihirli birçok eser daha olacak. Bir tarafta Marmara bölgesinin mitosları, efsaneleri, diğer tarafta kendilerini dönemlerinin tanrıları ilan etmiş olanların figürleri. Yoksa İstanbul alınırken, altın boynuz olarak anılan Haliç’e indirilen gemilerin hikâyesi ya da Hazarfen Ahmet Çelebi’nin uçma isteği başka ne anlama gelebilir ki. Hero ile Leandros’un aşkını anlatan Kız Kulesi’nin hüzünlü duruşu,  İstanbul’un zenginliğini gösteren Kapalıçarşı’sı, kuyumcuları. Elbette tartışılmaz güzelliği ile büyüleyen Ayasofya Camii. İstanbul’un tarihsel güzellikleri kumla bütünleştirilerek bize sunuluyor. ‘Kumdan Masallar 2007’ ismini alan sergide İstanbul’un kültür çeşnisinin çeşitliliğine ayna tutan hem masalsı bir anlatımı hem de bir bütünlüğü mevcut.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (13)
Yedi uyuyanlar.

 “Bu masala yağmur yağmasın tanrım” diyorsanız şayet merak etmeyin, heykeller, yağmur ve sert rüzgâr riskine karşı üstlerine koruyucu bir madde sürülerek ve örtülerek korunuyor.

gezgindergi_turkiye_kumdan_masallar (12)
Ayasofya Camii. Festival alanını gece yapılan ışıklandırmalarla gezmenizi tavsiye ederiz.

İstanbul’a ait pek çok figürün bulunduğu İstanbul Kumdan Heykeller Festivali, 2 Temmuz ile 15 Eylül tarihleri arasında Kozyatağı Carrefour Alışveriş Merkezi’nde 10.00 – 00.00 saatleri arasında sizleri, masal dinlemeye davet ediyorlar. Bir gün de olsa gerçeklerden sıyrılıp masallara yolculuk etmek ve hatta kurulan atölyeler sayesinde kendi masalınızı kendiniz yapmak istiyorsanız, bu kum kenti mutlaka ziyaret etmelisiniz. Zira bu sergide göreceğiniz her şey, bir kereye mahsus olacak. İstense de istenmese de aynı sularda bir daha yüzülemeyecek. Bu sergiden geriye çekeceğiniz fotoğraflar ve zihninize kazıdıklarınız kalacak.

MASALLAŞMIŞ KUMLAR – Bu yazı 2007 yılının Ağustos ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 7. sayısından alınmıştır.

Yazar : GEZGİN YAZAR

GEZGİN YAZAR
Türkiye'nin Gezi, Seyahat ve Fotoğraf Dergisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir