Pazar , 19 Kasım 2017
Anasayfa » BLOG » Ölümsüz Uyurlar Ashab-ı Kehf

Ölümsüz Uyurlar Ashab-ı Kehf

Ashab-ı Kehf kıssasının özünü teşkil eden ve ölümden sonra dirilişin bir misali olan uzun süre mağarada uyuyup yeniden uyanma hadisesi İslam’ın dışındaki diğer bazı dinlerde ve çeşitli efsanelerde de yer almaktadır. Kaç kişi oldukları ve kaç yıl uyudukları hakkında farklı görüş ve rivayetler bulunan Ashab-ı Kehf’in kıssasının cereyan ettiği yer hakkında da muhtelif adresler gösterilmektedir. İspanya’dan Tunus’a, Suriye’den ülkemizdeki birçok kente kadar çoğaltılabilecek örneklerde de görüldüğü üzere insanlar Yedi Uyurlar’a sahip çıkmışlar ve onları kendilerine ait bir değer olarak görmek istemişlerdir.

Ülkemizde Ashab-ı Kehf’e izafe edilen birçok mekan/makam bulunmaktadır. Efes, Tarsus, Diyarbakır Lice ve Kahramanmaraş bu adreslerden başlıcalarıdır.

Kahramanmaraşlı insanlar arasında hala Ashab-ı Kehf’in (Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş gb.) isimlerini taşıyan kişilerin yoğunlukta olması, mağaranın kutsal kitaplardaki anlatımlara uygun olması ve bu yerde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’ya ait ibadethane, han, ribat gibi mimari yapıların bulunması, bu bölgenin kıssanın yaşandığı bölge olduğu fikrini desteklemektedir.

Kıssa kısaca şöyledir;

Imparator Decius (Dakyanus) putlara tapınmayı ve Hıristiyanların onlara kurban kesmelerini emreder. Gizlice hıristiyan olmakla suçlanan ve imparatorluk sarayında yaşayan yedi genç, imparatorun huzuruna getirilir. Baskıya rağ­men putlara kurban kesmeyi reddeden gençlere düşünmeleri için mühlet verilir. İmparatorun şehirden ayrılması üzerine gençler kaçarak Anchilus dağı yakınlarındaki  mağarada gizlenirler. Bu arada gençlerden biri, hem olup biteni öğrenmek hem de yiyecek almak üzere tebdili kıyafet ederek şehre iner. Kısa bir süre sonra şehre dönen Decius gençlerin huzuru­na getirilmesini ister. Bunu duyan Dio­medes arkadaşlarına kralın emrini ha­ber verir ve onlar ilahi lütuf neticesinde derin bir uykuya dalarlar. Gençleri bulamayan Decius babalarını çağırtır ve onların  Anchilus dağındaki mağaraya saklandıklarını öğrenir. Bunun üzerine diri diri gömülmeleri için mağaranın girişinin büyük kayalarla kapatılmasını emreder.

ashab-i-kehf-maras-gezgindergi (2)
Ashab- Kehf Mağarası

Theodore ve Rufinus adlı iki hı­ristiyanın, genç şehidlerin hikayesini madeni bir levhaya yazıp mağarayı kapatan kayaların altına koyduğu rivayet edilir. 307 yıl sonra İmparator II. Theodosius zamanında papaz Theodore öncülüğünde ölümden sonra dirilişi inkar eden bir akım başgösterir. Hıristiyanlığı kabul eden imparator bundan son derece rahatsız olur. Bu sırada Tanrı, mağaranın bulunduğu bölgenin sahibi Adolius’un hatırına sürüleri için bir ahır yapmak fikrini getirir. Bu maksatla mağarayı kapatan taşlar kullanılır ve mağara yeniden açılır. Tanrı, gençleri uyandırır. Onlar sadece bir gece uyuduklarını zannetmekte ve Decius tarafından öldürüleceklerini düşünmektedirler. Önceden oluduğu gibi Diomedes tekrar şehre girer. Şehrin kapıları üzerinde haç görünce çok şaşırır ve yoldan geçen birine bu yerin gerçekten kendi şehirleri olup olmadığını sorar. Gördüklerini arkadaşlarına bildirmek için sabırsızlanır. Fakat daha önce yanında bulunan ve Decius dönemine ait olan para ile yiyecek almak ister. Satıcı ve esnaf bu eski parayı görünce gencin hazine bulduğunu zannederler ve bu hazineyi paylaşmayı düşünürler. Bu haber yayılınca pek çok insan toplanır. Diomedes ise şaşkınlıkla topluluk içinde tanıdık biririni arar. Şehrin papazı ve valisi onu sorguya çekerler. O da başlarından geçeni anlatır ve arkadaşlarını görmeleri için onları mağaraya davet eder. Şehir halkı dağa tırmanırlar ve gençlerin hikayesini anlatan iki kurşun levha bulurlar. Daha sonra mağaraya giren halk gencin arkadaşlarını sağ ve sakin bir vaziyette görür. Theodoslus’a haber ve­rilir, o da mağaraya gelir. Gençlerden biri yeniden dirilmenin gerçek olduğunu göstermek için Tanrı’nın kendilerini derin bir uykuya yatırdığını ve kıyametten önce dirilttiğini söyler. Daha sonra gençlerin hepsi ölüm uykusuna yatar ve oraya bir baslika yapılır.

Notlar: 

Ashab-ı Kehf’in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir’ diyecekler. Diğer bazıları da ‘Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir ‘ diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de 🙂 ‘Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir’ derler. De ki: ‘Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.’ Onları ancak pek azı bilir. Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!   (Kehf, 18/22)

(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın ayetlerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın. (Kehf, 18/17)

Ashab-ı Kehf İsimleri

Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştetayyuş ve Köpekleri Kıtmir

Ölümsüz Uyurlar Ashab-ı Kehf – Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi / Ashab-ı Kehf Maddesi

Yazar : NURYA ÇAKIR

NURYA ÇAKIR

Yazar, hat sanatçısı, Gezgin Dergi editör…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir