Cuma , 18 Ekim 2019
Anasayfa » DÜNYA » Roma Rehberi

Roma Rehberi

7 Tepe Üzerine Kurulu İtalya’nın Başkenti Roma. Roma’da nereye gidilir, neler yapılır, ne yenir, içilir?

Yazı ve Fotoğraflar: Niyazi Uğur Genca

Tarihin içinde kaybolduğunuz, her yerinde başka bir güzellik sergileyen Roma İmparatorluğu’nun kültür mirası.

Yolculuk için ilk aşama ulaşım. Artık havayolları önceden alınan biletler de çok uygun fiyatlar veriyor ve yaklaşık 100 Euro’ya istediğiniz bir yere gidip gelebiliyorsunuz. Gezimiz için ikinci aşama konaklama. İnternet üzerinde dünyanın dört bir yanından konaklama konusunda fırsatlar bulabiliyorsunuz.

Benim konaklama seçimi konusunda ilk tercihim booking.com oluyor. Çeşitlilik anlamında ve memnuniyet anlamında çok fazla sonuca ulaşma imkanı veriyor. Karşınıza çıkan sonuçlardan sadece bütçenize uygun bir yer seçmek kalıyor. Ben tercihimi şehir merkezine yakın Viminale Piazza da kullandım. Konumu itibariyle tarihi yerlere yürüme mesafesinde olması bu seçimde etkili oldu tabi. Ayrıca metro ve tren istasyonu gibi ulaşım araçlarına da 5 dakikalık bir mesafede.

Uçak ve konaklamayı hallettiğimize göre artık vize başvurusunu yapabiliriz. İtalya için vize başvurusu Harbiye’de bulunan İDATA firmasına yapılıyor. Gerekli evraklar ve başvuru detayları için idata.com. tr adresine bakabilirsiniz. Evraklarınız tamam ise bir haftalık bir süreçte vize işlemleriniz tamamlanmış oluyor.

Ve yolculuk zamanı… 5 Günlük Roma gezisi başlıyor…

Uçak yolculuğu yaklaşık 2 saat sürüyor. İlk durak Fiumicino Havaalanı. Buradan Roma’ya ulaşım için ya taksi tutmanız lazım yada tren’i kullanmanız lazım. Eğer tek kişi gidiyorsanız tren en doğru tercih. Grup olarak gitmeyi düşünüyorsanız sizi havaalanında alabilecek transfer şirketleri de var. Ortalama kişi başı 15-20 Euro civarı. Kalacağınız otel de bu planlamayı sizin adınıza yapabiliyor.

Kalacağım yere yakın olması ve Romanın farklı bölgelerini de görme imkanı verdiği için ben treni kullandım. Havaalanındaki yönergeleri takip ederek 5 dakikalık bir yürüme ile tren’e rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Bu iki hat arasında Leonardo Expres’i çalışıyor. Hemen girişte biletinizi de alabiliyorsunuz. Roma ile havaalanı arası yaklaşık 30 dakika ve bunun karşılığı 14 Euro. Trenin içide oldukça konforlu. Etrafı seyrederek Roma’nın farklı mahallelerini de görerek biraz da Roma’ da olmanın verdiği heyecan ile Termini istasyonuna varıyorum. İndiğiniz yer 24 no’lu peron olacak ve havalaanına dönüşte trene tekrar buradan bineceksiniz.

Roma’yı ziyaret ediyorsanız muhakkak bir tane kendinize Roma Pass kartı alın. Kartın içinde bir tane de Roma haritası ve broşürleri var. Bu kart ile Kolezyum’da dahil olmak üzere 2 tane müzeye bedava girebiliyorsunuz ve üç gün boyunca tüm şehir içinde ücret ödemeden ulaşımınızı yapabiliyorsunuz. (Havaalanı – Roma arasındaki trende geçerli değil) Tren bileti alırken aynı gişeden bu kartı da alabiliyorsunuz. 34 Euro olan bu kart çok işinize yarayacak. Özellikle Kolezyum önünde uzun kuyruktan kurtulmak için bile alınabilir.

İPUCU

Roma Pass Kartınızı eğer ilk ulaşım için kullanacaksanız araçların içindeki makinalarda aktiflemeniz gerekiyor. Eğer müze girişinde kullandıysanız o an itibari ile otomatik olarak aktifleniyor ve 3 gün boyunca kullanabiliyorsunuz. Otobüslerde bilet kontrolü yapılmıyor ama biletsiz yolculuk yaparken yakalanırsanız yüksek cezaları var.

İstikamet Viminale Piazza’da kalacağım otel Residenza dei Principi. Otelin çalışanı ile kapıda buluşuyoruz. Binanın girişinde geniş bir hol ve devamında da eski tip bir asansör var. Kafesli eski asansörlerden. Son zamanlarda Avrupa da moda olan tek bir daire içinde farklı odaları olan bir BB otel burası. Toplam 4 odası ve mutfağı olan şirin bir yer. Odalar da konforlu ve rahat. Mutfak kısmını da istediğiniz gibi kullanmanıza izin veriyorlar. Sahipleri de oldukça konukseverler.

Konaklama için mümkünse merkezde bir yer bulmaya çalışın. Metro veya tren ile gidip gelebileceğiniz şehir dışı otellerde var ama bu sizi daha çok yoracaktır ve şehrin güzelliğinden biraz uzaklaştıracaktır. Odaya yerleştikten sonra hemen kendimi dışarı atıyorum. Artık Roma’yı keşfetme zamanı ve 5 günde gezilecek bir sürü yer var. Şehir günümüze kadar birçok akıma ev sahipliği yaptığı için tam bir açık hava müzesi. Her adımda farklı bir görsel şölen ile karşılaşıyorsunuz.

Gezmeye başladığınız an itibariyle yüzyılların gösterişi ve şaşasını şehrin her yerinde hala görebiliyorsunuz. Mimari anlamda binalardan tutunda, dev heykellere, çeşmelere ve meydanlarına kadar her yerde ayrı bir sürpriz sizi bekliyor. Tabi zamanında bu kadar eseri hangi imkanlarla nasıl yaptıklarını da merak etmeden duramıyorsunuz. Bu konuda şehri yönetenleri de tebrik etmek lazım. Eski ve yeniyi çok iyi harmanlamışlar ve 2800 yılda yapılan bir çok eseri ve yapıyı korumayı başarmışlar.

İPUCU

Roma’yı keşfetmenin en yolu yürümek. Tüm güzellikleri görmek istiyorsanız bol bol yürümeniz gerekecek, bu yüzden ayakkabı ve kıyafet seçimlerinizi buna göre yaparsanız çok rahat edersiniz. Yürümeyi sevmeyenler için de tabi ulaşım imkanları var.

Roma’da Yeme İçme

Aslında bu tarz yerlere gittiğimde yemek hep ikinci planda kalıyor. Küçük bir sandiviç bile yetiyor. Kaldığınız yerde eğer mutfağı kullanabiliyorsanız marketten alacağınız kahvaltılık veya hazır yemeklerle de çok rahat idare edebiliyorsunuz. Ama tabi buralara kadar gelmişken de yöresel bazı şeyleri tatmadan da gitmek olmaz.Roma’da olmazsa olmazlardan biri Pizza. Bu konuda herkese göre farklı yerler var ama ilk sırada Baffetto Amca geliyor. Yani Pizzeria Da Baffetto (ViadellaCroce 82). Kapısında kuyruk eksik olmuyor. Navona meydanına çok yakın bir yerde. Sırayı bekleyip içeri girdiğinizde tam bir yemek çümbüşü sizi bekliyor. Çeşit çeşit Pizzalar, İtalyan yemekleri ve tatlılar. Siparişleri Baffetto Amca alıyor. O yüzden hiç acele etmeyin ve masanıza gelmesini bekleyin. Siparişi verdikten sonra Pizza’nız 5 dakika da masanızda. Afiyet olsun. Pizza için Pizzaria da Remo (PiazzaSanta Maria Liberatrice, 44) ve Dar Poeta (Pontesisto– Trastevere) deneyebilirsiniz. Bu mekanlarda pizza konusunda iddalı. Tiramisu ve Dondurma da Romanın vazgeçilmezlerinden.

Tiramisu için ilk yer Cafe Pompi (Viadella Croce 82). İspanyol Merdivenlerine çok yakın bir yerdeler. Buraya kadar gelmişken tatmadan dönmeyin.

Dondurma konusunda yine farklı yerler var ama GiolittiIce Cream (ViaUffici del Vicario) denemeden dönmeyin. Çeşit çeşit dondurma ve hepsinden tatmak istiyorsunuz. Büyük boy dondurma kapı 5 Euro civarında. Ve tabi makarna. Buraya kadar gelmişken makarna yemeden dönmek olmaz. Bu konuda Pastifico (Viadella Croce 82) önerebilirim ama benim şansıma maalesef oradayken servisleri yoktu. Öğle saatinde sadece 1 saat servis yapıyorlar ve buranın da önünde kuyruk olabiliyor. Özelliği ise ev yapımı makarna. Hatta makarna gözünüzün önünde hazırlanıyor ve orda pişiriliyor. İki çeşit makarna çıkarıyorlarmış. Fiyat olarak da gayet makul.

Buraya kadar gelmişken 250 yıllık bir kafe’ye de uğramak isteyebilirsiniz.

Caffe Greco (Via dei Condotti, 86) İspanyol merdivenlerin karşısındaki sokakta bulunuyor. Biraz pahalı ama o havayı solumak isteyebilirsiniz.

Roma’da Nereler Gezilmeli?

Bu kısımda size gezilebilecek yerlerle ilgili kısa kısa bilgiler vermeye çalışacağım. Mümkünse Roma’ya gitmeden önce gezilecek yerlerle ilgili kendinize göre bir plan yapın. Gezilecek yerler yaklaşık 2,5 – 3 kilometrelik bir alanda bulunuyor. Kimisi birbirine yakın kimisi uzak. İşinizi biraz kolaylaştırmak adına gezebileceğiniz yerlerin adreslerini de paylaşmaya çalışacağım. Bu şekilde Google map’ten veya aşağıdaki uygulamalarla kendinize rota belirleyebilirsiniz.

Trevi Çeşmesi (TreviFountain)

Adres: P­azzad­Trev­ / V­adellaStamper­a, 90

Sokakların birinden bu meydana çıktığınız an itibari ile sizi içinize çeken bir yapı. Sokak arasında bulunan bir vaha gibi. Çok kalabalık olmasında rağmen güzelliğinden bir şey kaybetmiyor. İhtişamlı ve görkemli.

Roma’nın en büyük ve en ünlü çeşmesi. Aşk Çeşmesi olarak da bilinmekte. 1762 yılında tamamlanmış ve çeşmedeki temel figür deniz tanrısı Neptün. Neptün’ün iki yanında iki tane Triton (yarı insan yarı balık olan deniz tanrısı) bulunmakta. Ayrıca figürler arasında Poseidon’un bir arabayı sürerken ki hali de bulunmakta.

Buranın da bir efsanesi var. Sağ elle sol omuz üstünden Çeşme’ye para atmak kişiye iyi şans getiriyormuş. Bir bozuk para atmanın bir gün Roma’ya dönüleceğine, iki tane bozuk para atmanın Romalı güzel bir kıza aşık olunacağına, üç tane bozuk para atmanın ise Roma’da birisi ile evleneceğine işaret ettiğine inanılıyor. Şansınızı denemeden dönmeyin.

Hadrian Tapınağı (AdrianoTemple)

Adres : P­azzad­P­etra – V­a del Corsa ve Pantheon tapınagı arasında

Hadrian Tapınağı sokak aralarında kalmış gizli hazinelerden biri. İmparator Hadrian tarafından oğluna adanmış bir tapınak.

İPUCU

Akıllı telefonlar çıktığından beri bir çok uygulama bize kolaylıklar sağlıyor. Bu konuda size 2 tane uygulama önermek istiyorum.

1-     Tripomatic

Harita üzerinden seçtiğiniz şehrin veya ülkenin görülmesi gereken önemli yerleri ile ilgili size bilgiler gösteriyor ve istediklerinizi de seçerek kendi gezi planınız oluşturabilme imkanı veriyor. Ayrıca hazırladığınız planları PDF olarak bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz.

2-     Ulmon Mobile City Guides

Buda gayet başarılı bir uygulama. Gideceğiniz yerlerle ilgili detaylı bilgi veriyor. Ayrıca yeme içme rehberi olarak da birçok bilgi barındırıyor. En büyük özelliği de indirdiğiniz haritaları internet olmadan da kullanabiliyorsunuz.

Zamanındaki görkeminde çok şey kaybetmiş olsa da ayakta kalan sütunları ile görülmeye değer bir yer. Ön tarafta bulunan 11 sütunun arkasında modern bir başka bina görmek baya ilginç bir deneyim oldu. Sütunların arkasında kalan bina Borsa Bankası olarak kullanılıyormuş.

Panteon (Pantheon)

Adres : P­azzadellaRotonda / V­adellaRotonda

Eşsiz mimarisi ile Roma’da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. M.S. 118 – 125 yılları arasında Pagan tanrıları için inşa edilmiş bir tapınak ve günümüze kadar ayakta kalmış görkemli bir yapı.

İçine girip dev kubbeyi görünce heybeti sizi etkilemeye yetiyor. Panteon İmparator Hadrian tarafından yapılmış ve Roma’daki en eski betonarme kubbeli bina. O günün teknolojisi ile bu yapının inşası da merak uyandırmıyor değil.

Santa Maria Maggiore

Adres : P­azzad­ S. Mar­a Magg­ore, 42

Roma’daki dört Patrikal bazilikadan biri ve en büyük Katolik kilisesi. Kilise Kutsal Bakire Meryem Ana’ya adanmış. Yapımında tonlarca altın ve etkileyici mozaikler kullanılmış. İçeri girdiğiniz an itibari ile buna şahit oluyorsunuz. Efsaneye göre Meryem Ana, Papa’ya görünmüş ve kiliseyi tam buraya yapmalarını söylemiş, hatta kilisenin zemin planı da o gece yağan kar yağışı sonucu belirlenmiş.

Musa’nın Hükmü (MosèdiMichelangelo)

Adres: P­azzad­ San P­etro ­n V­ncol­

Roma’da görülmesi gereken bir diğer baş yapıt. San Pietro Vincoli Bazilikası’nın içinde yer almakta ve II. Julius’un mezarının merkezindeki yer alan heykel. Bu devasa heykel Michelangelo tarafından yapılmış. Heykelde tasvir edilen kişi Musa peygambermiş. Musa Peygamberin solunda dışa dönük canlı bir yaşamı temsil eden Lea ve sağında içe dönüklüğü temsil eden Rahel heykelleri bulunmakta.

İspanyol Merdivenleri (Spanish Steps)

Adres :P­azzad­Spagna / V­a de­ Condott­

Roma barok stilini yansıtan bu merdivenler Francesco de Sanctis tarafından tasarlanmış. Merdivenlerin devamında Fransız kilisesi Trinita dei Monti bulunmakta. Bu merdivenler insanların hem dinlendiği hem de bir buluşma noktası. Kimine göre hiçbir özelliği olmayan bir yer. Ama bence dinlenebileceğiniz ve etraftaki insanları seyredebileceğiniz keyifl i yerlerden birisi. İspanyol merdivenlerinin tam karşısında, Roma’nın en ünlü caddelerinden biri olan Via Condotti bulunuyor. Burası sıradan bir cadde olsa da dünyanın en ünlü, en pahalı markaların mağazalarının bu caddede yanyana olması bu caddeyi ünlü hale getirmiş.

Kolezyum (Colosseo) Adres: P­azza del Colosseo

Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri. Roma mimarisinin ve mühendisliğinin en önemli eserlerinden biridir. İhtişamı ve büyük görkemi ile hala ayakta. İçeri girdiğinizde bu ihtişama daha çok hayran kalıyorsunuz.

M.S. 80 yılında tamamlanan ve 55.000 izleyici kapasiteli dünyanın en büyük amfi tiyatrosu.Tiyatro oyunlarından, gladyatör savaşlarına, hayvan dövüşlerinden taklit deniz savaşlarına kadar birçok eğlence için kullanılmış.

İPUCU

Kolezyum’a ulaştığınız zaman uzun bir kuyruk ile karşılaşabilirsiniz. Roma Pass burada devreye giriyor ve uzun kuyruğu atlatıp 5 dakika da içerdesiniz. Roma Pass’taki ücretsiz müze ziyareti hakkınızın birini burada kullanabilirsiniz.

Konstantin Kemeri (Arch of Constantine )

Adres :P­azza del Colosseo

25 metre yüksekliğindeki bu dev yapı şuan maalesef tadilatta. Ama ihtişamından hiçbir şey kaybetmiyor. Zamanının gösterişini ve ihtişamını sergilemeye devam ediyor. İlk Hıristiyan İmparator Konstantin’in zaferini anmak için yapılmış. Romalılar döneminde zafer kutlamaları için inşa edilen en büyük tak. Kolezyum ve Palatine Tepesi arasında yer alıyor.

Roma Forumu (Roman Forum)

Adres :V­adellaSalar­aVecch­a

Antik Roma’da bulunan şehir merkezi ve tüm dünyadaki en büyük arkeolojik alanlardan biridir. Bu tarihi alan içinde anıtlar, tapınaklar, ve idari binalar var. Forum çok uzun yıllar en önemli toplum olayları için ve dini aktiviteler için kullanılmış.

Palatino Tepesi (PalatineHill)

Adres: V­ad­ San Gregor­o

Roma’da yer alan yedi tepenin en eskisiymiş bu tepe. Özellikle Kolezyum’u buradan görmeniz lazım. Yapının büyüklüğüne bir kez daha buradan şahit olabiliyorsunuz. Alan çok geniş ve gezmek için biraz fazla zaman gerektirebilir. Alanda eski imparatorların evleri, tapınaklar ve ılıcaların bulunuyor.

İPUCU

Forumu (Roman Forum) ve Palatino Tepesi gez gez bitmiyor. Buraya girmeden önce muhakkak yanınıza yiyecek ve içecek alın. Bu şekilde daha rahat gezebilirsiniz. Buraya girişte de Roma Pass’ı ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. Ve kullanım hakkınızdan düşmüyor

. Trajan Pazarı (Trajan’s Market)

Adres :V­a IV Novembre, 94

Dünyanın en eski alışveriş merkezi olduğu düşünülen tarihi alan. M.S. 100 – 110 yılları arasında Damascus tarafından inşa edilmiştir.

Circus Maximus (CircoMassimo)

Adres : V­a del C­rcoMass­mo

Roma’nın en eski ve en büyük stadyumu. Dönemin tekerlekli araba yarışları ve toplu eğlenceleri için kullanılmış. Yaklaşık 150.000 izleyici kapasitesi ile devasa bir yapıymış. Palatine tepesinden çok rahat görebiliyorsunuz. Yapı itibariyle birçok bölümü yok olmuş maalesef.

VittorioEmanuele II Abidesi (Altar of theFatherland )

Adres : P­azzaVenez­a

Roma’daki birçok yapı gibi burası da devasa bir büyüklükte. Venezia Meydanı’nda bulunan ulusal bir anıt. Bu abide tamamen beyaz mermerden yapılmış. Görkemli merdivenlere ve heykellere sahip bir anıt. Roma’da birçok yerden rahatlıkla görülebilmekte.

Santa Maria in Aracoeli Kilisesi (Santa Maria in Aracoeli Basilica)

Adres : Scaladell’Arc­cap­tol­na

Vittorio Emanuele II Abidesi ile Capitol Tepesi arasında kalan bir kilise burası. Kiliseye ulaşmak biraz yorucu. Yaklaşık 150 basamaklı merdiveni çıkmanız gerekiyor. Ama bu yorgunluğa değiyor. Hem Roma manzarası hem de kilisenin içine girince tüm yorgunluğunuz gidiyor.Tavan işlemleri ve Roma sütunları ile ilgi çekici bir kilise. Roma da bulunan tüm kiliseler gibi burası da görkemli ve ihtişamlı. Eğer akşam saatlerine doğru giderseniz kilisede yapılan ayini izleme imkanınızda var.

Sant’Angelo Kalesi ve Köprüsü (CastelSant’Angelo)

Adres :LungotevereCastello

Daha gitmeden ilgimi çeken yerlerden birisi. Özelliklede kalenin önündeki meleklerle sizi karşılayan Aziz Melek Köprüsü. Fotoğraf açısında Roma tam bir cennet. Bu köprü ve kale de bu cennetlerden bir tanesi. Oturup bu köprü üzerinde saatlerce fotoğraf çekebilirim. Bir yanda Tiber Nehri, bir yanda Vatikan ve tabi hemen köprünün sonunda duran Sant’Angelo Kalesi.

Kaleye giriş ücreti 8 Euro ama isterseniz Roma Pass’taki ücretsiz hakkınızı burada kullanabilirsiniz. Kale Papalar tarafından zamanında hem ev olarak hem de hapishane olarak kullanılmış. Hatta Cem Sultan’da bu kale de hapsedilmiş. Kale içindeki müzede Rönesans resimlerinden antik silahlara kadar birçok şey sergileniyor. Terasına da muhakkak çıkmayı ihmal etmeyin. Güzel bir Roma ve Vatikan manzarası sizi bekliyor.

Ayrıca kalenin içinde kafe bulunmakta ve Vatikan manzarasına karşı bir kahve içmek güzel gelecektir. Biraz oturup soluklanmak için güzel bir yer.

Vatikan

Dünyanın en küçük devleti. Aslında burayı size ayrı bir yazı ile anlatmak istiyorum çünkü kısa bir yazı ile geçiştirilebilecek bir yer değil. Dini önemi kadar kültürel ve sanat konusundaki önemi ile de dikkat çeken bir yer burası.

Vatikan’ı ziyaret etmek istiyorsanız ve kilometrelerce uzanan kuyruktan kurtulmak istiyorsanız muhakkak web sayfaları (www.vatican.va) üzerinden rezervasyon yapıp biletinizi almanız. 4 Euro fazla ödüyorsunuz ama buna değer. Çünkü 2-3 saat sırada beklemek yerine 5 dakika da içerdesiniz.

Navona Meydanı (PiazzaNavona)

Roma’da ki en ünlü meydan. Roma’nın olmazsa olmazlarından. Eski bir stadyum şeklinde inşa edilen bu meydan barok tarzının baş yapıtı olarak kabul ediliyormuş. Restoranları, kafeleri, açık hava sanatçıları, resim satıcıları ve yoğun insan trafiği ile Roma hayatının en canlı yaşandığı yerlerden biri.

Ayrıca bu meydan da 3 tane çeşme bulunmakta. 3’ü de birbirinden güzel çeşmeler. En önemlisi ortada bulunan ve Bernini tarafından yapılan Dört Nehir Çeşmesi. Çeşme dünyadaki en önemli dört nehri (Nil, Tuna, Ganj ve Rio de la Plata) temsil ediyor. Kalan diğer iki çeşme de Neptün ve Moor çeşmeleri. Ortadakine göre biraz daha küçükler.

Popolo Meydanı (Piazza del Popolo)

Roma’nın en büyük meydanı. İkiz kiliseler “Santa Maria dei Miracoli” ve “Santa Maria in Montesanto” da bu meydanda bulunmakta. Ayrıca Meydanı Neptün ve Obelisk çeşmesi süslemekte. Bir tarafından “Villa Borghese”e giden “Pincio” tepesine çıkılmaktadır. Bu tepeden Roma’ya ve Popolo Meydanı’na yukarıdan bakma şansı elde ediyorsunuz.

CampoDèFiori Meydanı (PiazzaCampoDèFiori)

Çiçeklerle bezeli renkli bir meydan. Sabahları taze meyve, sebze ve çiçek alabileceğiniz bir yer. Akşamları da restoranları ve kafeleri ile dikkat çekiyor.

Campidoglio Meydanı (Piazza del Campidoglio)

Capitol Tepesi’nde bulunan bir meydandır. Roma Belediyesi ve Capitoline Müzeleri bu meydanda bulunuyor.

Meydanın girişinde sizi iki tane dev at tutan heykeller karşılıyor. Devamında da Michelangelo tarafından inşa edilen meydan geliyor. Bu meydana çıkıp sağdaki yolu takip ederseniz sizi güzel bir sürpriz bekliyor. Roma Forumu görebileceğiniz en iyi açılardan birisi burada.

Trinita’ Dei Monti

Adres :PiazzadellaTrinità dei Monti

StCarlino 4 Çeşme Kilisesi

Adres :Via del Quirinale, 23

Sant’Andrea al Quirinale

Adres :Via del Quirinale

Villa Borghese

Adres :PiazzaleNapoleone

FontanadelleTartarughe

Adres :PiazzaMattei

Her ne kadar bu güzel şehri gezmek için 5 gün yetmese de dönüş zamanı geliyor. Geldiğim yoldan tekrar geri dönüyorum.

Tren istasyonunda Fiumicino Havaalanı 30 dakikada bir sefer var. Geldiğiniz 24 numaralı perondan aynı trene binerek havaalanına geri dönebilirsiniz. Trenden inip havaalanı girişine geldiğinizde yol 3’e ayrılıyor. Uçağınızın nereden kalkacağını önünüzdeki tablodan görebilir ve uygun yoldan uçağınızın kalkacağı bölüme rahatlıkla gidebilirsiniz.

Her güzel şeyin bir sonu varmış. Bu güzel şehri daha çok keşfedebilmek için tekrar bir plan yapmam lazım.Nasıl olsa Trevi Çeşmesine para da attım. Tekrar dönerim herhalde.

Son bir ipucu;

Tren istasyonunda havaalanına dönerken bilet gişelerindeki sıra nedeniyle otomatik makinalardan bilet almak durumunda kalabilirsiniz. Bu makinalardan istediğiniz bileti kredi kartı ile alabiliyorsunuz ama dikkatli olun. Size yardım etmek isteyen kişiler tarafında çarpılmayın. Mümkünse işinizi kendiniz halletmeye çalışın.

Bileti aldıktan sonra trene binmeden önce de peronlarda bulunan makinalardan biletiniz onaylatmanız gerekiyor.

Bu yazı 2014 yılının Nisan ayında yayınlanan Gezgin Dergisi’nin 86. sayısından alınmıştır.

Yazar : HALİT ÖMER CAMCI

HALİT ÖMER CAMCI
Gezgin, ışık avcısı, oğlunun babası...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir