Anasayfa » KÜLTÜR » Türkçenin Sevgilileri, Birleşmiş Milletler Gibi
gezgindergi-kultur-turkcenin-sevgilileri-birlesmis-milletler-gibi

Türkçenin Sevgilileri, Birleşmiş Milletler Gibi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Köşk’te kabul ettiği 130 ülkenin temsilcilerini Birleşmiş Milletler’in iyi niyet elçilerine benzettiğini belirterek, “Türkçenin hastaları dediniz ama ben sizi Türkçenin sevgilileri olarak görüyorum.” dedi. Gül, öğrencilerin gösterilerini ilgiyle izledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için 130 ülkeden Türkiye’ye gelen öğrencilerin temsilcilerini Çankaya Köşkü’ndeki kabul etti. Çankaya Köşkü’ndeki programda Kosova’dan gelen Sinera Kubati adlı öğrenci Barış Manço’nun ‘Anlıyorsun Değil mi?’, Irak’tan Saya Latif adlı öğrenci ise Emel Sayın’ın ‘Mavi Boncuk’ şarkısını söyledi. Tataristan’dan gelen öğrenci Mehmet Akif Ersoy’un bir şiirini okurken, Moldovalı öğrenciler de ‘Yemekteyiz’ adlı skeci Temel ve Dursun karakteri ile Karadeniz şivesinde seslendirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dünyanın 130 ülkesinden gelen öğrencilerin Türkçe konuşmasından ve Türkçeye olan sevgilerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öğrencilerin her birini Birleşmiş Milletler’in iyi niyet elçilerine benzettiğini söyleyen Gül, şöyle dedi: “Böyle rengarenk bir topluluğa Türkçe hitap etmekten mutluyum. Türkçenin hastaları dediniz ama ben sizleri Türkçenin sevgilileri olarak görüyorum. Bu sevgiyi aşılayanları tebrik ediyorum.”

Olimpiyatlar benim açlığımı doyuruyor. Benim için Senegal’e gidenin de İstanbul’dan Şırnak’a giden öğretmenin de gönlümdeki yeri ayrı. Seçilmiş insan onlar. Ama olimpiyatlarda öğrencilerin performansına bakınca Türk öğretmenlerin gerçekten çok başarılı eğitim verdiklerini gördüm. Bu sene 10’uncusu düzenlenecek olan Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın sloganı ‘İnsanlık El Ele’. Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve son olarak Suriye’nin kan gölüne döndüğü dünyada insanlığı el ele görmek çok mu zor? Geçen seneki olimpiyatların şarkı finalinde jüri üyeliği yapan operacı Hakan Aysev’e göre zor değil. Hem de hiç. Zira 130 farklı ülkeden gelen çocukların aynı sahnede buluşmasına tanıklık eden Aysev, “Pozitif bir amaç uğruna bir araya gelindiği zaman neler yapılabileceğini gördüm orada.” diyor. Şimdiye kadar kültürel altyapımızı dünyaya anlatma çabası içine girilmediğine işaret eden Aysev, “Türkçe Olimpiyatları bu açlığımızı doyurdu. Kutluyorum bu organizasyonu yapanları.” ifadelerini kullanıyor. Sözün gerisini ise şimdi ona bırakalım…

Bir operacının gözünden olimpiyatlar nasıldı?

Bir kere pozitif anlamda inanılmaz şaşırtıcıydı. Dünyanın dört bir yanından gelen farklı dil ve farklı ırktaki çocukların harikulade Türkçe konuşmaları, şarkı söylemeleri beni inanılmaz duygulandırdı. Ve dahi gururlandırdı.

İngiliz bir kızın ‘Mihriban’, Şilili bir erkeğin ise ‘Endamın Yeter’i seslendirmesi karşısında hissettiğiniz duygularınızı nasıl özetlersiniz bize?

İnanılmaz bir duyguydu. Türkiye’de ne yazık ki değer yargılarımızı günden güne kaybediyoruz. Kendi çocuklarımız bile Fifty Cent, Rihanna gibi yabancı şarkıcıların parçalarıyla büyüyorlar. Bu yüzden İngiltere ya da Afrika’dan gelen çocukların bizim kültürümüzü o kadar çok benimsemesi enteresan bir durum.

Atmosferi beğendiniz mi?

Ben öyle bir insanım ki atmosferinde rahatsızlık duyarsam ya da bir şeylerin yolunda gitmediğini görürsem asla o ortamda bulunmam. Sevgi ve pozitif enerjinin olduğu her yerde sonuna kadar varımdır. Orada hiçbir rahatsızlık duymadım. Aksine insanımızın pozitif bir amaç adına birleştiğinde neler yapabileceğini gördüm.

Olimpiyat tutkunları mayıs ayını iple çekiyor. Hak verdiniz mi onlara?

Vallahi gerçekten öyleymiş. Ben de bu sene hangi çocuklar gelecek, hangi şarkıları söyleyecek diye merak etmiyor değilim.

Ne kadar biliyordunuz olimpiyatları?

Yaklaşık 3 sene önce filan duymuştum. Afrika’dan bir çocuk geliyor ve Kâtibim şarkısını söylüyor. Ne oluyor ya demiştim. Yani gerçekten şaşırtıyor insanı ilk etapta. Şimdiye kadar hep biz başka dilleri öğrenmek adına uğraş verdik. Şimdi dünyanın bizim kültürümüze, dilimize merak salıp gıpta etmesi insanı tabii şaşırtıyor.

Olimpiyatların dünya barışına katkısı olacağını düşünüyor musunuz?

Kesinlikle. Zaten amaç bu değil mi? İnsanlığın yaşama amacının bu olması lazım. Din, dil, ırk ne olursa olsun insan olarak yaşamak, sevmek. Kaybettiğimiz duygularımızdan birisi sevmek.

Dilimiz için hassas davranmazken Türkçenin böylesine büyük bir atılım içinde olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkçenin dünyada konuşulan bir dil haline gelmesi benim için çok sevindirici. Aslında kökü itibarıyla dünyada çok önemli bir yere sahip. Ama zamanla unutulmak üzere olan bir dil haline geldi. Bu yüzden dilimizin bu kadar ön plana çıkması çok önemli.

Türkçenin evrenselleşmesi?

Hayal değil. Hem de hiç.

Türk okullarına yöneltilen eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bana da söylenenler oldu. Ama oraya katıldığımda buna dair hiçbir şey hissetmedim. Olimpiyatlara gelmiş çocukların sadece dil ve kültürümüze dair performanslar sergilediğini gördüm. Dini istismar ya da dinsel bir gösteriyle karşılaşmadım. O yüzden biraz hakkının yendiğini düşünüyorum.

Peki son olarak olimpiyat çatısı altında buluşan binlerce öğrenciyi yetiştiren Türk öğretmenler için ne söylemek istersiniz?

Öğretmenleri ayırmak istemiyorum. Çünkü benim için Türkiye’den kalkıp Senegal’e gidenin de İstanbul’dan Şırnak’a giden öğretmenin de gönlümdeki yeri aynı. Seçilmiş insan onlar. Hepsini tebrik ediyorum. Ama olimpiyatlarda gördüğüm şu ki Türk okullarında çalışan öğretmenler gerçekten çok başarılı eğitim vermişler ki ortaya böyle bir tablo çıktı.

Yazar : HALİT ÖMER CAMCI

HALİT ÖMER CAMCI
Gezgin, ışık avcısı, oğlunun babası...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir