Anasayfa » KÜLTÜR » Yüz ve Beden Ruhun Kıyafeti midir? 3.Bölüm
gezgindergi-kultur-yuz-ve-beden

Yüz ve Beden Ruhun Kıyafeti midir? 3.Bölüm

VII. Çeşitli Organlar ve Mizaç Alametleri

Alından Çıkarılacak Özellikler

a. Kimin alnı buruşuk ve yayılmaya meyilli ise, o, öfkelidir. Çünkü öfkeli adamın hali böyledir. b. Kimin alnı küçükse, o, cahildir. Bunun sebebi beynin ön lobunun gereken ölçülerde olmamasıdır. Bu da hafıza ve idrak kuvvetine afetin girdiğini gösterir. c. Kimin alnı aşırı büyük ise, o, tembel ve öfkelidir. d. Alnın kırışıklığı çok az ve kısa ise, övülmeyi sevendir e. Eğer alın düz ve kırışıksız ise, kavgacıdır.

Kaştan Çıkarılacak Özellikler

a. Kaşlar çok tüylü ise, sahibi meraklı, endişeli ve hüzünlü olup konuşması bozuktur.

b. Eğer kaşları burun tarafından aşağıya, göz ile kulak arasındaki bölgeden yukarıya meyilli ise, övünmeyi seven cahil biridir.

Gözden Çıkarılacak Özellikler

a. Kimin gözleri dışarıya doğru pörtlek yani çıkıksa, cahil ve sözünde çok hata yapandır. Bu delil, eşeklere kıyasen üretilmiştir. b. Kimin gözleri çöküp çukurlaşmışsa, pek şerlidir. Bu delil maymunlara kıyasen üretilmiştir. c. Çöküş ve çıkış ayıplandığına göre, mutedil ve orta halin faziletli olduğu sabittir. d. Kimin gözleri az çökük durumda ise, onun nefsi şereflidir. Bu delil aslana kıyasen üretilmiştir. e. Kimin gözü iri ve aşırı siyah ise korkaktır. Çünkü irilik ve siyah renk ürkekliğe delalet eder. f. Göz, kor gibi kırmızı ise, sahibi, öfkeli ve atılgandır. Çünkü, insan gözü öfke anında bu renge bürünür. g. Gözleri saf şarap renginde olan kişi umumiyetle cahildir. h. Gözleri sarı, titrek ve hareketli ise korkaktır. i. Gözbebeğinin etrafında çok nokta olan kişi pek şerlidir. Eğer bu durum mavi gözde olursa kişi çok daha şerli olur. j. Her iki gözü berrak ve parlak kişi zevk düşkünü bir şehvetperest olabilir. k. Eğer göz kapağı gözün içine eğrilmişse, sahibi hilekâr ama ve ahmaktır. l. Araplar erkekte gözkapağının bilerek fazlaca oynatılmasını ve gözün bu durumda süzgün süzgün bakmasını hastalık diye vasıflandırmışlardır. Çünkü bu durum, kadınlar hakkında güzelliğin meziyetlerinden olsa da erkekler için hoş değildir. Açıkçası, nazlanma ve cilvelenme niteliği taşıyan kadınlara benzemektir bu.

Burundan Çıkarılacak Özellikler

a. Burnunun ucu çok ince olan kişi, kavga seven hafif meşrep biridir. b. Burnunun ucu kalın ve dolgun kişi, kıt zekâlıdır. Bu delil öküze kıyasen üretilmiştir. c. Burnu kısa ve eğri olan kişi kadınlara karşı şehvetlidir. Bu delil deveye kıyasen üretilmiştir. d. Burnu çok şişkin olan kişi öfkelidir. e. Burnunun yukarısı çok kalın olan, duygusuzdur. Bu delil domuza kıyasen üretilmiştir. f. Burnu alından başlayıp yay gibi kavisli olan kişi utanmaz bir küstahtır. Bu delil kargaya kıyasen üretilmiştir. g. Burnu doğal kavisli olanın şereflidir. Bu delil kartala kıyasen üretilmiştir. h. Burnu derin, alın tarafından yuvarlak ve yukarıya meyilli ise o şehvet düşkünüdür. Bu delil horoza kıyasen üretilmiştir.

Ağız, Dudak, Diş ve Dilden Çıkarılacak Özellikler

a. Ağzı geniş olan kişi, şehvet ve dünyevî tutkularında aşırıdır. Çünkü o hararetli mizacıyla aslana benzemektedir. b. Dudakları fazla kalın olan ahmak ve zevkperesttir. c. Dudağı kuru olan hastalıklıdır. d. Köpek dişlerinin bulunduğu noktada dudağı ince olan kişi kuvvetlidir. e. Dudağı kalın olup üst dudağı alt dudağının üstüne bağlanmış kişi, cahildir. f. Dişleri zayıf, ince ve seyrek olan kişinin bünyesi zayıftır. g. Köpek dişleri kuvvetli ve uzun olan kişi, şehvani isteklerinde aşırı ve pek şerlidir.

Yüzden Çıkarılacak Özellikler

a. Yüzü etli olan kişi tembel ve cahildir. Bu delil, öküzden alınmıştır. Yüzde et çokluğu beyin damarlarının katı maddelerle dolu olduğuna delalet eder. b. Kimin yanakları çok etli olursa, o, katı mizaçlıdır. Bu delil deve ve eşeklere kıyasen üretilmiştir. c. Kimin yüzü zayıf ve ince ise, işlere önem verendir. Çünkü fikirlerin derinliği ve çokluğu zafiyetli kuru bir tabiatı gerektirir. d. Kimin yüzü çok yuvarlak ve anlamsız ise, ahmaktır. e. Yüzü büyük olan, tembeldir. Bu delil öküz ve eşekten alınmıştır. f. Yüzü küçük olan, habis ve yaltaklanan bir kişidir. Bu delil de maymunlardan alınmıştır. g. Küçüklük ve büyüklük kusurlu olduğuna göre, faziletli olan yüz, mutedil yüzdür. h. Yüzü pek çirkin olanın, istisnalar dışında ahlakı da güzel olmaz.. “İhtiyaçlarınızı güzel yüzlülerden isteyiniz.” i. Yüzü fazla uzun olan hayasızdır. Bu delil köpekten alınmıştır.

Gülüşten Çıkarılacak Özellikler

a. Çok gülen kişi; yumuşak, müsamahakar ve işlere ehemmiyet vermeyendir. b. Az gülen kişi kindar ve muhaliftir. İnsanların işlerine kolay kolay razı olmaz. c. Kim yüksek sesle gülerse, o, utanmaz ve neşelidir.

Kulaktan Çıkarılacak Özellikler

Kulakları büyük olan, cahil ve uzun ömürlüdür. Cehalet onun eşeğe benzemesinden, uzun ömürlülük ise kuru tabiatlı mizaçtan alınmıştır.

Boyundan Çıkarılacak Özellikler

a. Kimin boynu kalın ise, o, kuvvetli ve saldırgandır. b. Kimin boynu ince ise, ruhen ve bedenen zayıftır. Bu delil kadından alınmıştır. c. Kimin boynu kalın ve dolgun ise, o, öfkelidir. d. Kimin boynu çok kalın olmayıp, mutedil ise, onun nefsi şereflidir. Bu delil aslandan alınmıştır. e. Kimin boynu ince ve pek uzun ise, o korkaktır. f. Kimin boynu cidden kısa ise, o hilekârdır. Bu delil kurtlardan alınmıştır.

Ses, Nefes ve Sözden Çıkarılacak Özellikler

a. Kimin sesi kalın ve yüksek ise, o, cesur ve hilekardır. b. Kimin konuşması hızlı ise, o acelecidir. c. Kimin sesi fazla kaba, yüksek ve süratli ise, o, öfkelenmeye meyyaldir. d. Kimin konuşması alçak ise, durum aksinedir. e. Kimin sesi pek kötü ise, o kıskanç ve kötülüğü içinde barındırandır. f. Kimin sesi çok güzelse, bu durum umumiyetle ahmaklığa ve zekâ azlığına delilidir.

Sırt ve Omuzdan Çıkarılacak Özellikler

a. Sırtın genişliği, şiddet, kibir ve öfkeye delalet eder. b. Sırtın eğri olması, ahlâkın kötülüğüne delalet eder. c. Sırtın doğru olması, övülen alamettir. d. İnce ve zayıf omuz, akıl azlığına ve sabırsızlığa delalet eder. e. Geniş omuz, aklın güzelliğine ve sabra delalet eder.

Dirsek, Kol ve Avuçtan Çıkarılacak Özellikler

a. Kol dize ulaşıncaya kadar uzun ise bu durum, nefsin şerefine, bazen de kibre ve liderlik sevgisine delalet eder. b. Dirsekler ciddi olarak kısa ise, sahibi korkaktır ve kötülüğü sever. c. Güzel ve yumuşak olan avuç ve el, süratle öğrenme ve anlamaya delalet eder. d. Çok kısa olan avuç ve el, ahmaklığa delalet eder. e. Çok ince olan avuç, dil uzunluğuna ve ahmaklığa ve serseriliğe delalet eder.

Fotoğraf: Halit Ömer Camcı

Uyluk, Bacak ve Ayaktan Çıkarılan Özellikler

a. Sert, biçimsiz ve etli olan ayak, kötü akla, anlayışsızlığa delalet eder. b. Güzel ve küçük ayak, sahibinin iftihar ve sevincine delalet eder. c. Topukların inceliği, korkaklığa delalet eder. d. Topukların kalınlığı, şiddet, satvet ve kuvvete delalet eder. e. Kimin ayakları büyük ve yürümeye müsait ise, o ruhen ve bedenen kuvvetlidir. Bu delil, erkek cinsine kıyasla üretilmiştir. f. Ayakları küçük ve nazik olan kişinin bedeni ve ruhu zayıftır. Bu delil kadın cinsine kıyasla üretilmiştir. g. Kimin ayakları ve tırnakları eğri ise, onun utanması azdır. Bu delil tırnakları eğri olan kuşlara kıyasla üretilmiştir. h. Kimin ayak parmaklarından ikisi bitişik olsa, o korkaktır. Bu delil bıldırcın ve ayakları bitişik olan diğer kuş cinslerine kıyasla üretilmiştir. i. Bacakların ve diz kapaklarının sinirleri, etinden daha kalın ise sahibi akılsız ve hayâsızdır. j. Bacak damarları çok olan kişinin bedeni ve ruhu kuvvetlidir. Bu delil erkek cinsinden alınmıştır. k. Ayak bilekleri yumuşak ve etli ise, ruhen zayıftır. l. Kimin baldırı dolgun ve etli ise, ruhu zayıftır. Bu delil kadından alınmıştır. m. Kimin uylukları kaslı ve büyük ise, o, kuvvetli ve zalimdir. n. Kalçası etli, yumuşak ve yağlı olan kişinin nefsi zayıftır. o. Kalçanın üzerinde et çok az ise, ahlâkı kötüdür. Bu delil maymunlardan alınmıştır.

(Razî’nin Firaset kitabından aldığımız iktibaslar burada sona eriyor.)

E- Dikkate Alınması Gereken Önemli Bir Mütalaa

İnsan fizyonomisinden, onun yüz hatlarından ve bir kısım davranışlarından hareketle karakter tahlilinde bulunan ilm-i kıyafet uzmanları, bize göre gaybî sayılan pek çok hükümde bulunabilirler. Meselâ; “Kim ki saçı sert olur, aklıyla cüret bulur.” Yani aklına gelen her şeyi yapar ve kendini üstün görür. Ne var ki, bu tiplerin çoğu kez aynı karakteri sergilemedikleri de bir gerçektir. Hatta araştırıldığında bu tip insanların çok iyi bir terbiyecinin elinden geçtikleri ve kendi özel duygularını kontrol altına aldıkları sürece iyi bir örnek sergiledikleri görülmüştür. Diğer bir husus da şu ki; bir insanın saçı sert olup aklına estiği gibi davranması onun sadece bir yanını yansıtabilir ama onun başka faik bir yanı daha olabilir; olumsuz hususları nötralize eden. Bir örnek vermek gerekirse, diyelim ki kıyafetnameye göre gözleri çukur olan kimse kibirli kabul ediliyor, alnı geniş olan da mütevazı. Şimdi bu iki durum, bir insanda mevcut ise, bunlardan biri diğerini tesirsiz kılacağından hüküm vermede biraz zorlanacağız demektir. Bu itibarla ilm-i kıyafetle meşgul olanlar, bazı şeylere şerh koyma ve yeni hükümler icat etme mecburiyetini hissetmiş, istisnalara yer vermişlerdir. Meselâ, uzun boylular hakkında hüküm verirken Hz. Ömer gibileri istisna etme lüzumunu duymuş ve: ‘Bütün uzun boylular ahmak olsa da, Ömer müstesna; kısa boylular fitne kaynağı görülse de Ali müstesna.’ şerhini düşmüşlerdir. Aslında Hz. Ömer’le birlikte Hz. Hâlid, Hz. Abbas gibi dünya kadar uzun boylu sahabi olduğu gibi, İbn Mes’ud, Enes, Ebû Musa gibi bir hayli de kısa boylu sahabe vardır. Kaldı ki günümüzde bir hayli uzun boylu ama ahmak olmayan; kısa boylu ama fitneci olmayan insan vardır. Ne var ki umumileştirmeme kaydıyla, bütün bunlar uydurma şeyler de değildir. Yanlış olan; bir insana, “kıyafet ilminde şöyle deniyor” diye, sadece bir uzvunun şeklinden dolayı hakkında kesin hüküm vermektir. Bu durum hem o ilme karşı saygısızlık, hem de suizanna kapı aralama açısından mahzurludur. Onun için bu kriterleri herkesin kullanması doğru değildir. Hakikat şu ki bu ilimde doğru tespitlere ulaşmak, ancak erbab-ı firaset için söz konusudur. Allah Resulü (s.a.v.), “Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o Allah’ın nuru ile bakar.” buyurarak buna farklı bir açıdan işaret eder.

 

Bu yazı 2007 yılının Mayıs ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 4. sayısından alınmıştır.

Yazar : HALİT ÖMER CAMCI

HALİT ÖMER CAMCI
Gezgin, ışık avcısı, oğlunun babası...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir