Gezgin Dergi

Harmankaya

Ülkemizde gizli kalmış ve keşfedilmemiş birçok doğal güzellik bulunuyor. Harmankaya Kanyonu’da bunlardan biri. Bilecik ili Yenipazar ilçesine bağlı Harmanköy’de bulunan Harmankaya Kanyonu; yaklaşık 4 km uzunluğu, irili ufaklı şelaleleri, etrafında yükselen yalçın kaya blokları ile karşımıza çıkan bir doğa harikası.

Yazı ve Fotoğraflar: Mustafa Sağdık Kalaman

Frigyalılardan Perslere, İskender İmparatorluğu’ndan Roma’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan Harmanköy, 1200’lerin sonunda bağlı olduğu Bizans Tekfuru Köse Mihal Müslüman olunca Osmanlılara bağlanmıştır. Önce Anadolu Eyaletinin Sultanönü Sancağına bağlanan, daha sonra Bursa ve Bolu Sancaklarına bağlanan Harmanköy, en son 1867’de kurulan Hüdavendigar Vilayetinin Ertuğrul Sancağının Söğüt Sancağına bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşında ise coğrafi konumu nedeniyle işgale uğramamıştır. Sakarya Savaşı öncesi ordunun ihtiyacı olan malzemenin naklinde önemli rol oynayan köy, işgal edilen beldelerden gelen insanlara da sığınacak bir kapı olmuştur.

Harmankaya Kanyonu ilk kez 2003 yılında BUDAK (Bursa Dağcılık Kulübü) tarafından geçildi. Bu tarihten günümüze, her sezon dağcılık ve kanyoning grupları tarafından geçilmektedir. Fay hattı üzerinde bulunan kanyonun içinden geçen dere yatağı zaman zaman 70 santimetre kadar daralmakta, dere yatağı daraldıkça da kanyon duvarları yükselmektedir. Bu yüzden başınızı kaldırdığınızda gökyüzünü kesik çizgiler halinde görürsünüz. Bazen de mağaradaymış gibi hissedersiniz kendinizi. Ülkemizde gizli kalmış bu güzel kanyonun avantajlarından biri köylülerin misafirperverliğidir. Sizin kanyondan çıkmanızı, aileden birinin çıkmasını bekler gibi beklerler ve çıktıktan sonra ihtiyacınız olan şeyler işte ordadır. Diğer avantajı da ulaşımının gayet kolay olmasıdır.

İşte bu güzellikleri Türkiye ve dünyaya tanıtmak için bir dernek kuruldu. Yeni kurulan ‘Harmanköy ve Çevresi Kültür ve Turizm Derneği’ bu güzelliklerin tanıtımı için geçtiğimiz günlerde ‘1.Harmankaya Doğa Sporları Şenliği’ni organize etti. Şenliğe İstanbul, Bursa, Eskişehir illerinden katılan çok sayıda sporcu ve katılımcı, Harmanköy Bağban kamp alanında misafirperver köy halkı tarafında ağırlandı.

Dernek Başkanı Dr. Sezgin Sarıkaya bu etkinlikle sadece Harmankaya Kanyonu’nu değil, çevredeki trekking parkuru ile kaya tırmanışçıları için son derece keyifli tırmanış rotalarını da tanıtmak istediklerini ifade etti.  Kanyona giren sporcu grubu, şelalelerden atlayıp, ip inişi ile uçurumlardan inerek kanyon iç görüntülerini kaydederken; kaya tırmanışçıları ise açılmış rotalardan kaya tırmanışlarını gerçekleştirdiler.

Dernek ve köylüler tarafından sporculara ve katılımcılara akşam yemeği verildi. Sabah da güçlerini toplasınlar diye kahvaltı servisi yapıldı. Dernek Başkanı Sarıkaya, bu doğal güzelliklerin tanıtımı ve değerlendirilmesi için derneğin son derece kararlı olduğunu, şenlik organizasyonu için TÜRSAB’a bağlı profesyonel bir turizm organizasyon firmasıyla çalıştıklarını dile getirdi. Zaman içinde kanyonun ve tırmanış rotalarının tanınması halinde, gelen konukların bölgeye ekonomik katkı sağlayacağını belirten Sarıkaya;  aynı zamanda bölgede yetişen meyve ve sebzelerin bilinilirliğinin artacağını, Yenipazar Beldesi’nden kanyona atılan çöpün, plastik şişelerin ve dere yatağına bırakılan mermer tozunun önlenebileceğini dile getirdi.

DNA Turizm ve Org. Şirketi Kurucusu Dr. Alpay Genç ise, buradaki doğal güzelliği yurt içi ve yurt dışında tanıtmak için profesyonelce çalıştıklarını, birkaç yıl içinde bu bölgeyi yurt içi ve yurt dışı doğa turizmine kazandırmayı amaçladıklarını ve bu konuda çok iddialı olduklarını ifade ederken, önümüzdeki sene bu şenliğin ikincisini uluslararası sporcularla gerçekleştirmek amacında olduklarını da belirtti.

Organizasyonun ilk olması ve organizatörlerin acemiliğinden doğan sıkıntılara rağmen, Harmankaya Kanyonu’nun ve çevresinin güzelliği ve köylülerin samimi tavırları sayesinde orta dereceli bir organizasyon oldu. Seneye ikincisi düzenlenecek şenlikler daha dikkatli ve profesyonelce organize edilirse, Harmankaya Kanyonu ve çevresinin güzelliğinin de etkisiyle burası turizmde önemli bir yol alacaktır.

Bu yazı 2012 yılının Ağustos ayında yayınlanan Gezgin Dergisi’nin 66. sayısından alınmıştır.

Exit mobile version