Gezgin Dergi

KAZANKAYA KANYONU VE AYDINCIK

Yazı ve Fotoğraflar : HALİT ÖMER CAMCI

Söğütler, çiçeklerle dolu tarlalar ve pamuk pamuk bulutlar içinden geçerek ulaştık ülkemizin en aydınlık ilçesi Aydıncık’a.–cık eki sizi aldatmasın; bu ek ilçenin küçüklüğünden değil insanının mütevazılığından. Yola çıkarken seyahat bahaneleri için terazinin bir kefesine gideceğimiz yerin manzarasını, havasını- suyunu, yemeğini, tarihini koyarız çoğu zaman. Aydıncık için en çok da insanının sıcakkanlı, samimi misafirperverliğini koymak gerekir.

Örneğine az rastlanır bir ilçe Aydıncık. Aynı anda dört büyük şehrin tam ortasından geçen, hepsinin kültüründen, havasından bir şeyler kapmış olgun bir delikanlı gibi. Aydıncık’ta yaşayan herhangi birine nerelisin dendiğinde; Çorumluyum, Amasyalıyım, Tokatlıyım ve nihayet Yozgatlıyım diyebilir. Bana sorarsanız hepsi de doğrudur. Günümüzde Yozgat’a bağlı ve mevzu bahis diğer şehirlerimize de sınırı var.

Aydıncık, Yozgat’a 105 kilometre uzaklıkta. Çoğunluğu İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Yozgat’ın, Çekerek ve Kadışehri ilçeleriyle birlikte Orta Karadeniz Bölgesi’nde bulunan üç ilçesinden biri. Bu bilgiyi doğrularcasına iklim ılıman ve coğrafya yemyeşil.

Rakamlarla Aydıncık 

İlçenin yüzölçümü 385 kilometrekare, deniz seviyesinden yüksekliği ise 700 metre. Aydıncık topraklarının % 46’sı tarım, % 44’ü orman, % 1’i de çayırlık ve mera alanı, % 9’u da diğer alanlardan müteşekkil. Ormanlarla kaplı dağlarında Karadeniz bitki örtüsü hâkim. Bu dağlar, yabani fındık, meşe, kayın (gürgen), çam, ardıç, ıhlamur, dağ elması, ahlat ve alıç ağaçlarıyla kaplı. En büyük gelir kaynağı tarım olan Aydıncık’ta başta soğan olmak üzere buğday, şekerpancarı ve diğer tahıl ürünleriyle sebzeler üretiliyor.

1991 yılında ilçe olan Aydıncık’ın merkez nüfusu 2800, toplam nüfusu ise 12.000’dir. Merkez ilçe Kazankaya, Kösrelik, Baydiğin ve Baştürk kasabalarıyla birlikte toplam 28 yerleşim biriminden oluşuyor.

Aydıncık’ın yeni gözdesi, değerli taşlar 

Aydıncık’ta son yıllarda birçok değerli taşın bulunduğu tespit edilmiş. Bu taşlar, ocaklardan büyük parçalar şeklinde çıkarılıp belediyenin ve kaymakamlığın ortak yatırımı ile kurulan atölyelerde, yöre halkından yetenekli sanatçıların elinde işlenir hale getiriliyor. En büyük gelir kaynağı tarım olan ilçe bu değerli ve yarı değerli taşlarla yeni bir ufka doğru yürüyecek gibi görünüyor.

Aydıncık, dört çeşit yarı değerli süs taşı rezervine sahip. Yarı değerli taşlar içerisinde en popüler olanı ametist, Balıkesir ve Ordu’dan sonra en çok Aydıncık’ta çıkarılıyor. İlçede rezerv bakımından en çok Akik (agat) bulunmakta. Eskişehir’de çıkanlardan daha değerli olduğu tespit edilen kalsedon ise bir diğer değerli taş. Son olarak Kazankaya köyü civarında, cesaret taşı olarak da bilinen Jasper taşının kırmızı ve yeşil renklilerinden çokça çıkarılmaktadır.

İsmi ile müsemma bir kanyon: Kazankaya

Dünyada eşine az rastlanır bir güzelliğe ev sahipliği yapıyor Aydıncık. İlçenin 5 kilometre kadar kuzeyinden geçen Çekerek Suyu, volkanik Kazankaya kayalıklarının içindeki kanyonda kıvrılarak yol aldıktan sonra daha kuzeyde Amasya yakınlarında Yeşilırmak’a karışıyor. Tıpkı ismi gibi bir kazanı andıran Kazankaya Kanyonu, Yozgat’a bağlı Aydıncık sınırlarında başlayıp Çorum’a bağlı İncesu köyünde son bulan 12 km’lik bir parkur. Yürüyüş yolunun ilk kilometrelerine genci yaşlısı, çocuğu kadını herkes ulaşıp görkemli bir manzaradan nasibini alabiliyor. 4. kilometreden hemen sonra yürüyüş profesyonel bir beceri gerektiriyor. Yolu yarıladığınızda artık geri dönemeyeceğiniz ve hep ileriye gitmeniz gerektiği duygusuna kapılıyorsunuz. Bu heyecanlı seyirde sık sık karşılaşacağınız görüntülerden biri de yürüyüş yollarının bittiği ve suya girmek zorunda kaldığınız dar geçitler olacak. Kimi yerde dereyi taşlarla ya da sel sularından kalan büyük ağaç kütükleriyle doldurup üzerlerine basarak geçebiliyorsunuz. Kanyonun tam ortasına ulaşınca su, iki devasa taştan duvar arasında akan bir ırmağa dönüşünce içine girmek kaçınılmaz oluyor.

Bunlar hep coğrafya 

Bir doğa harikası olan kanyonun Çorum Alacahöyük ve Hattuşaş ile birlikte Tokat Ballıca Mağarasına yakın olması büyük bir avantaj. Bu adreslere gittiğinizde Kazankaya’ya uğramadan geçmek, sonrasında bazı pişmanlıklara sebebiyet verebilir. Yakın coğrafyada benzeri başka güzelliğin olmaması Kazankaya’yı bir cazibe merkezi haline getirebiliyor. Civar şehirlerden hafta sonu günübirlik geliş gidişler olabileceği gibi, Cumartesi sabahtan gelerek gece kamp kurup Pazar akşamına kadar kalmalı bir tatil de düşünülebilir. Profesyonel dağcılar ve trekking ekipleri için bulunmaz bir yer olan Kazankaya, günümüzde oldukça revaçta olan fotoğraf turları için de enfes bir adres. İçinden akan suyun içilebilir olması ve kimi yerde çıkan kaynak suları, en temel ihtiyacınızı gidermede doğal alternatifler olarak karşınıza çıkıyor.

Daha önce kamp kuran ekipler tarafından yapılmış ağaç altı çardaklardan, buralara gelenler kullansın diye bırakılmış çaydanlıklara ve yakmalık odunlara kadar bir dizi incelik ve misafirperverlikle karşılaşmak sizi sakın şaşırtmasın. Zira bunlar hep coğrafya…

Kanyonu önemli kılan faktörlerden biri de, farklı kilometrelerinde Bizans ve Roma dönemine ait kalıntıların bulunması. Kanyon girişinde belirgin bir şekilde taş yığınlardan oluşan burç kalıntısı, ilerleyen yerlerde taşlara oyulmuş merdivenler ve nihayetinde çıkışa yakın Kybele Tanrıça heykeli, gerçekten de görülmeye değer tarihi eserler.

Kanyona İncesu tarafından girdiğinizde yaklaşık iki kilometrelik asma köprülerden yapılmış ahşap bir yürüyüş yolu mevcut. Bu yol Aydıncık tarafından gelip büyük badirelerden sonra oraya varanlar için büyük bir ‘hayat öpücüğü’ oluyor. Parkuru dağ üzerinden keçiyolu kıvamında yürüyüşlerle takip ettiğinizde geniş ufuklu manzara terasları ve dinlenme alanları bulabilirsiniz. Kazankaya Kanyonuna günlük kıyafetlerle değil, yürüyüş kıyafetleriyle gelmekte ve yüzerek karşı kıyıya geçmek gerektiğinde kullanılabilecek yüzme ekipmanlarını yedekte bulundurmakta fayda var. Ayrıca kayalar üzerinden atlarken ve ırmaktan geçerken fotoğraf makinesini muhafaza etmek için su geçirmez bir çanta kullanmak da gerekebilir.

Doğal hayat 

Aydıncık ve Kazankaya Kanyonlarında dolaşırken Karadeniz bitki örtüsü ile karşılaşıyorsunuz. Kiraz, elma, armut, erik, dut, üzüm gibi birçok meyve bölgenin lezzetlerinden. Sığırkuyruğu, gelincik, ada çayları, kuşburnu ve onlarca tür çiçek ve çiçekli bitkiyle karşılaşabilirsiniz. Kazankaya Kanyonunda, su samurları, kartal ve şahin gibi yırtıcı kuşlar; Çekerek suyunda da özellikle ırmak balıkları arasında meşhur olan sazan, bıyıklı balık gibi türler yaşıyor.

Yürüyüş parkurları, piknik alanları, güzel manzarası ile Aydıncık, görülmeyi hak eden mücevher bir ilçe. Mücevher demişken buralara yolunuz düştüğünde, yeni yeni keşfedilen ve usta ellerle işlenip hediyelik eşya olarak satışa sunulan ametist ve benzeri değerli taşlardan hatıra olarak alabileceğinizi hatırlatalım. Belki de Kazankaya yaşanmışlıklarını bu taşlarla beraberinizde götürebilirsiniz; kim bilir…

Aydıncık, bir kasabadan beklenecek içtenlik ve şirinliğe sahip eşsiz bir yer. Tanışın ve tanıştırın. Bu dostluktan vazgeçemeyeceksiniz.

KAZANKAYA KANYONU VE AYDINCIK – Bu yazı 2015 yılının Temmuz ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 101. sayısından alınmıştır.

Exit mobile version