Pazar , 27 Kasım 2022
Anasayfa » DOĞA » Mayıs’ta Gidilecek Yerler

Mayıs’ta Gidilecek Yerler

BOZCAARMUT

El değmemiş bir kuytu köşenin neredeyse kalmadığı kalabalık bir coğrafyanın tam ortasında olmasına rağmen hala bakir, hala tenha ve hala güzel.

Yazı ve Fotoğraflar:  Hakan Özhan

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (4)

Karşıdan bakıldığında pek de dikkatimizi çekmez dağlar. Koyu mor renkleriyle ufku kaplayan engebelerdir ancak. Ama gerçek böyle midir? O ormanların ne kadar çok canlıya ev sahipliği yaptığını, vadilerinde ne güzellikler sakladığını nedense düşünmeyiz. Şehrin keşmekeşinden bıkıp yamaçlara vurduğumuzda anlarız bu muhteşem zenginliği. Dağlar da zenginliklerini öyle hemen ortaya dökmezler. İsterler ki ziyaretçileri biraz çabalasın, kuytu köşelerine kadar sokulsun. Misafirleri yeterince sabırsızlandığında da bir dönemecin ardından aniden sihrini gösterir.

Yaşanan bütün yorgunlukları bir anda unutturan büyüleyici bir panoramayı seriverir misafirlerinin karşısına. Dağ silsilelerinin Ege’den başlayıp Asya içlerine uzanan Anadolu’da, bunun hemen her şehirde bir örneği bulunur. Kimi zaman bir göl, kimi zaman bir şelale, bazen de önünüze muhteşem bir halı gibi serilen bir yayla unutturuverir size sıkıntılarınızı. Bozcaarmut göleti de bu sığınaklardan biri. İnsan eliyle inşa edilmiş olması bir şey kaybettirmiyor güzelliğinden. Çam ormanlarıyla kaplı vadinin ortasında bir pırlanta gibi göz kırpıyor size. Bu biraz da az bilinmesinden, zor gidilmesinden, kalabalıklardan uzak tenhalığından kaynaklanıyor. Bozcaarmuta Bilecik yönünden Pazaryeri ilçesi üzerinden, ya da  Bursa yönünden İnegölü geçince Mezit vadisinin başlangıcında sola doğru kıvrılıp gözden kaybolan dağ yolu üzerinden ulaşılıyor.

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (2)

Hedefte Bozcaarmut olsa da Samanlı Dağları arasında kıvrıla kıvrıla giden, bir inip bir çıkan bu yolun tamamı keyif verici. Mevsimine göre kışkırtıcı kırmızılığı ile damağınızı sulandıran böğürtlenlerden tatmak, ya da rengarenk çiçekleri koklamak için mola verebilirsiniz. Yol sorma bahanesi ile yöre insanı ile bir çift laf etmeden geçmemeli. Ve elbette sadece yaşlıları kalmış, gençleri “büyük şehre” göç etmiş köylerin kahvelerinde mola verip, kaynak suyu ile demlenmiş tavşan kanı çayları yudumlamalı. Yörenin dokunaklı hikayesini dinlemeli yaşlı ağızlardan. Bu köyler, Mezit vadisinden geçen yol inşa edilmeden önce Eskişehir Bursa karayolunun işlediği ana hat üzerinde yer alıyormuş. Yol kıyısına dizilen lokantalar, dinlenme tesisleri, tamirciler yoluyla da çevre insanına çok fazla getirisi oluyormuş. Mezit yolu açılınca bu tesislerin hemen hepsi çürümeye terkedilmiş.  Köyler de dedelerle ninelere kalmış. Tekrar tarıma dönen yöre halkı için de Bozcaarmut göleti inşa edilmiş.

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (1)

Gölet 800 metre rakımıyla muhteşem bir manzaraya sahip. Bir solukta çevresini dolaşırken gözünüze çarpan renk renk çiçekler, desen desen kelebekler, parlakmı parlak yusufböcekleri insana yaşama sevinci aşılıyor. İyi ki yaşıyoruz, şükür ki bu güzellileri görebiliyoruz, ne mutlu ki şehrin kasvetli havasından kaçıp kırlara kendimizi atabiliyoruz. Ciğerlerimizi doldururken kesafetiyle adeta genzimizi yakan havaya kekik kokularının karışması ne hoş. Ya şu serin serin esen meltemin getirdiği reçine kokusuna ne demeli. Bunlar şüphesiz ruha bir dinginlik veriyor, zaman burada arkasından koşturup durulması gereken bir kavram olmaktan çıkıyor. Bozcaarmut size kendinizi dinleme fırsatı veriyor.

Biraz hareket isteyenler için de bolca alternatif var. Şu yamaçlarda bir ter atmaya ne dersiniz? Kim bilir yukardan manzara nasıldır? Ekipmanınızı getirdiyseniz   bilin ki göl bereket saçıyor. Sırf balık tutmak için hafta sonları çevre kasabalardan gelenler oluyor. Ama iyi bir av için sabahın erken saatlerini değerlendirip uykusuz kalmayı göze almalı. Tercihiniz fotoğraf çekmekten yana ise bilin ki, günün her saati değişen ve değişik bir güzellik kazanan manzara size dinlenme fırsatı bile vermeyecek. Ne amaçla gelirseniz gelin Bozcaarmut sizi eli boş göndermeyecek ve muhakkak yeniden gelmek isteyeceksiniz.

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (5)

Bu kesinlikle doğru bir karar. Çamların yanı başındaki geniş yapraklı ağaçların sonbaharla birlikte büründükleri tasvir edilemez renk armonisini görmeden olur mu? Ya karlar altında ıpıssız duran göletin nasıl bir manzaraya bürüneceğini hayal edebiliyor musunuz? Sanki buraya ilk kez geldiğinizi düşüneceğinizden emin olabilirsiniz. Şurası muhakkak ki; hangi mevsimde olursa olsun insanın zaman zaman kaçıp sığınabileceği, bağrında bütün kederlerinden ve sıkıntılarından arınabileceği bir yeri olmalı. İşte Bozcaarmut öyle bir yer. El değmemiş bir kuytu köşenin neredeyse kalmadığı kalabalık bir coğrafyanın tam ortasında olmasına rağmen hala bakir, hala tenha ve hala güzel.

ILGAZ / Anadolu’nun Yüce Bir Dağı

İlkokul sıralarında öğrendiğimiz bir şarkının dizesi yukarıdaki cümle. Gitmeden sevdiğimiz, görmeden hayranlık duyduğumuz bir yer oldu hep Ilgaz. Görünce de yanılmadığımızı anladık. İlk karşılaşmamızda pırıl pırıl bir ilkbahar sabahıydı. Gelinlik tacı başında kucağında bir yığın kır çiçeği ile selamlamıştı bizi. Sonra bir kere de kış mevsiminde rastlaştık. Sanki farklı bir yer gibiydi. Beyaz örtü o kadar değiştirmişti onu. Ama Ilgaz’dı işte karşımızdaki, her zaman güzel, her zaman nefes kesici…

Ilgaz aslında tek bir dağ değil. Batı Karadeniz’i, Orta Karadeniz’e bağlayan coğrafya üzerinde denize paralel uzanan bir sıradağ. En yüksek tepesi Hacettepe. Tüm Karadeniz bölgesinde olduğu gibi bu dağ silsilesi de yağmurlu ikliminin kendisine bahşettiği o yeşilin her tonundaki örtüye fazlasıyla sahip.

İnebolu, Küre kıyılarından başlayan ve artan eğim Kastamonu civarında bir yayla oluşturuyor, ve sonrasında Ilgaz dağları bu eğimin en yüksek sınırını çiziyor. Yamacın arka tarafı İç Anadolu ve orada   bozkırın iklimi hakim.

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (9)

Ilgaz ne zaman ve kim tarafından keşfedildi bilinmez ama bir “milli park” olmayı fazlasıyla hak etmiş. Yaz kış ziyaretçilerini ağırlayacağı konaklama imkanlarına da sahip oluşu ve başkent Ankara’ya birkaç saat mesafede olması Ilgaz’ı güçlü bir çekim merkezi yapıyor. Açıkçası kış aylarında ziyaretçisi daha fazla. Çünkü kayak sporunun yapılacağı tek bir tepe var. Yine de bir Uludağ yada Kartalkaya’da ki keşmekeş yaşanmıyor burada. Yazları ise yöredeki yaylaların hepsinde konaklama imkanı olduğundan ziyaretçiler kalabalık oluşturmuyor. Ilgaz’ın kayak pistlerinin arttırılması konusunda çalışmalar mevcut. Eğer planlananlar başarıya ulaşırsa Ilgaz Ortadoğu ve Balkanların en uzun kayak pistine sahip olacak.

Ziyaretçiler için çevredeki tepelere günü birlik yürüyüşler, piknik organizasyonları, kayak, kamping, foto safari, kaya tırmanışı ve dağcılık sporu gibi birbirinden çok farklı alternatifler sunan Ilgaz, yörenin turizm açısından da can damarı.  Hiçbir malzemeniz olmadan yazın treking sporu yapabilir, kışın otelden kiralanan kayak takımları ile yeni heyecanlar yaşayabilirsiniz.

İster kışın gelin ister yazın, Ilgaz sizi memnun etmeden yolcu etmeyecektir. Biz mayıs ayının bahar kokuları ile Ilgaz’ı görmenizi ayrıca tavsiye ederiz. Tertemiz havası, yemyeşil çam ormanları, nefes kesen gün doğumu ve batımı ile size eşsiz hatıralar sunacak, beş yıldızlı konforu bu bakir tabiatta yaşatarak tekrar gelme isteğinizi kamçılayacaktır.

KÜMBET

Kümbet Doğu Karadeniz’de bir efsane. Kesinlikle bölgenin en kalabalık yaylası. Birçok yayladan farklı olarak kışında yaşayanlar mevcut. Yazın ise nüfus 5000’i buluyor. Bunun en temel sebebi Şebinkarahisar yolu üzerinde yer alması. Kalabalığın dezavantajları yanında çok uygun koşullarla konaklama imkanı sunması gibi çok temel bir avantajı var. Beşyıldızlı bir otele bir gece için ödenen parayla burada günlerce konaklamak mümkün. Kümbet ile ilgili yürek burkan şey, turizmin ve modernitenin getirdiği ruhsuzlaşmadan yakasını kurtaramamış olması. Rize’nin meşhur Ayder yaylasında her şeye rağmen birkaç örneği kalan meşhur yayla evlerinden burada hiç yok. Karşıdan bakıldığında manzara herhangi bir Anadolu köyünden farksız. Müthiş manzaralar, soluk kesici panorama, daha önce hiç görmediğiniz çiçekler, buz gibi sularıyla şırıldaya şırıldaya akan dereler için yayla çevresine yürüyüşler yapmanız gerekecek. Kümbet alan olarak da Giresun’un en büyük yaylası olduğundan öyle bir günde gezilecek, sırlı güzellikleri keşfedilebilecek bir yer değil. Yaylalarda şehirde hissetmediğiniz ilginç bir şey yaşarsızınız. Elinizi uzatsanız tutacakmışsınız hissi veren tepeler yürüdükçe uzaklaşır sizden. Güneydoğu yönündeki zirveye yapacağınız yürüyüş bir gününüzü alabilir. Güneybatı istikameti Aksu ve Buzul Göllerine kadar uzanan yol yaya olarak bir günde tamamlanamayacak kadar uzun bir parkur. Bu anlamda dağ bisikleti düşkünlerinin çok sevecekleri bir yer Kümbet. Ulaşımın asfalt bir yolla sağlandığı yaylayı konaklama üssü gibi kullanıp dört bir yöne yapılacak günübirlik gezilerle keşfedilmeli 2000 metrenin üzerindeki muhteşem güzellikler. Üstelik mevsim sınırlaması olmadan.

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (8)

DİPSİZGÖL

Dipsizgölü haritalarda bile bulmak zor. Bu haliyle boynu bükük, “kimsesizgöl” adeta. Anadolunun içlerinde yer alması, kalabalık şehirlere uzaklığı ziyaretçisinin pek az olmasına yol açıyor. Bu haliyle, Anadoludaki onlarca saklı güzellikten biri. Kastamonunun Tosya ilçesinde yer alan Dipsizgöl, en azından yanıbaşındaki Ilgaz Milli parkına gelenler için günübirliğine uğranması gereken bir yer. Adı günübirlik mesire yeri olarak geçiyor. Tam ona uygun bir tanımlama; küçük, güzel ve bakir. Konaklama imkanının olmaması önemli bir eksiklik ama en azından karın doyuracak bir lokanta mevcut. Güzelliği ise kendine özgü. Bir kilometreden az çevresinin her adımı rengarenk çiçeklerle bezeli. Rakımın 1000 metrenin üzerinde olması, dört bir yanın yekpare çam ormanıyla kaplı olması oksijen konsantrasyonunun alışık olmadığınız kadar yüksek olmasına yol açıyor. Yamaçların dikliğine aldırmadan tepelere vurası geliyor insanın. Bu anlamda trekingçileri fazlasıyla memnun edecek bir yer Dipsizgöl. Ama en çok memnun kalacaklar fotoğrafçılar olacak. Çiçekler, ağaçlar, sudaki yansımalar muhteşem bir görsel şölen sunuyor ziyaretçiye. Salt manzara ve doğa çalışmaktan hoşlanmayan fotoğrafçılar için yol üzerindeki köyler, buradaki yaşam ve insanlar ayrı bir fırsat sunuyor. Kısacası Dipsizgöl Ilgaza yolu düşen, kendi aracıyla Ilgaz-Tosya üzerinden Doğu Anadoluya giden herkesin mutlaka uğraması gereken bir yer.

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (7)

SERİNHİSAR

Serinhisar, Denizli’nin yanı başında bir kasaba. Onu diğer Anadolu kasabalarından farklı kılan şey ise her baharda renkten renge bürünen muhteşem ovası. Nisan yağmurlarıyla birlikte koyu yeşil zeminden milyonlarca çiçek boy atıyor. Bunların arasında “ekim sınırlaması” olan haşhaş çiçeklerinin olması apayrı bir güzellik katıyor. Adeta beyaz laleler gibi ufka yayılan görüntünün arasından fırlayan bir gelincik ya da sümbül başını döndürüyor insanın. Bir de kullanım alanını düşünüp zihnimizin önyargılarına kurban giden bitkinin o nazenin çiçeğini mutlaka yerinde görmek lazım. Daha meyvesini vermeden başını döndürüyor insanın!

gezgindergi_mayista_gidilecek_yerler (6)

Mayıs’ta Gidilecek Yerler : BOZCAARMUT – Bu yazı 2007 yılının Mayıs ayında yayınlanan Gezgin dergisinin 4. sayısından alınmıştır.

Yazar : KEMAL CEM

Gezginin Günlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.