Çarşamba , 14 Ağustos 2019
Anasayfa » DÜNYA » Zamanın Durmasını İsteyeceğiniz Cennet: Seyşeller

Zamanın Durmasını İsteyeceğiniz Cennet: Seyşeller

Yazı ve Fotoğraflar: Seda Kement

Çok farklı etnik grupların karışıp kaynaştığı bir coğrafya… Sahilde mavi ve yeşilin tonlarını almış uçsuz bucaksız bir okyanus… Palmiye ağaçlarının gölgesinde kartpostal güzelliğinde kumsallar…  Âdeta zamanın durduğu bir yeryüzü harikası. Nereden mi bahsediyoruz? Tabii ki dünyanın en güzel adalarından olan Seyşellerden.

Bu ayki rotamız tropik cennet olarak adlandırılan Seyşeller. Göz kamaştıran plajları, yemyeşil ormanları, temiz hava ve dingin atmosferi ile dünya üzerinde bir cennet burası.

Seyşellere İstanbul’dan direkt uçuş yok ancak bu güzel adaya Doha aktarmalı uçabilirsiniz. Biz de Doha aktarmalı olarak gelmeyi tercih ettik. Sebebi ise çok uygun bağlantı imkânı veren, dünyanın 5 yıldızlı havayollarından biri olan Katar Havayolları faktörü. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yaklaşık 4 saat süren rahat ve konforlu bir yolculuk sonrası Doha Havalimanı’na geldik. Ardından hiç bekleme yapmadan 6 saat sonra Mahe Adası’nda bulunan havalimanına indik.Seyşeller ile ilgili kısa bir tarihî bilgi vermek gerekirse, bu güzel adalar topluluğu Hint Okyanusu’nda yer alan 115 adadan oluşuyor. 1505 yılında Portekizliler tarafından bulunduğu sanılan Seyşel Adaları, 1768 yılında Fransızlar tarafından işgal edilmiş, daha sonra 1814 yılında Paris Antlaşması ile İngiltere’ye verilmiş. 1903 yılında da İngiltere Krallığı’na bağlı bir koloni haline gelmiş. Bağımsızlığını ise 1976 yılında kazanmış.Bu kısa bilgiden sonra Seyşel Adalarını gezmeye başlayalım.İlk olarak Seyşel Adalarının en büyüğü olan aynı zamanda Başkent Victoria’nın da bulunduğu Mahe Adası’ndan başlıyoruz gezimize. Seyşel Adalarının toplam nüfusunun yüzde doksanı, 142 km² büyüklüğündeki bu adada yaşıyor. Dolayısıyla Mahe, Seyşellerin kültür ve ekonomi merkezi, aynı zamanda uluslararası kapısı durumunda.Seyşellerde yerli bir kültür yok ama Afrika etkisini burada yoğun olarak görebilirsiniz. Yüzyıllar boyu kaynaştığı farklı kültürler Croele kültürünü oluşturmuş.Kokonat, yani bizim bildiğimiz ismiyle Hindistan cevizi Seyşellerin en önemli gelir kaynaklarından biri.

 

Yerli halk kokonattan her şekilde yararlanabiliyor. Mesela burada özel hazırlanan bir uçla kokanatın içi temizleniyor, rende haline gelen kokonatlar hayvan yemi olarak bile kullanılıyor.Mahe Adası’nda yer alan Creole Enstitüsü’ne gidiyoruz. Creole, bir zamanlar Avrupa ülkelerine ait sömürge devletlerde doğan beyazlar için kullanılırmış. Aynı sözcük Antillerden ve Afrika’dan gelen siyah ırkı ayırt etmek için de kullanılmış. Bu insanların konuştuğu lisan, kültür ve mutfak da aynı isimle anılır olmuş.Adada yaşayanların çoğunluğu İngilizce ve Fransızca konuşuyor. Yerel dil ise Fransızcanın değişik bir şekli olan Creole dili. Seyşeller 1976 yılında bağımsızlığını elde ettikten sonra kendi dillerini ve kültürlerini geliştirmek için işte bu enstitü kurulmuş. Bu kültürü yansıtan fotoğraflar ve kitapların yanı sıra eski dönemde kullanılan birçok objeyi de burada görebilme şansınız var. Verandada duran eski tip taşıma aracı hemen dikkatimizi çekiyor. Enstitünün bahçesinde yer alan bir bölümde ise yine eski dönemlerden kalan ev gereçlerini görüyoruz. Hepsi orijinal şekliyle sergileniyor.
Enstitüden ayrılıp Seyşel Adalarının başkenti Victoria’ya geçiyoruz. Victoria dünyanın en küçük başkentlerinden biri. Yürüyerek tüm başkenti dolaşabilirsiniz. Şehirde İngiliz ve Fransız sömürge dönemlerinden kalma binaları görmek mümkün. İngilizler zamanından kalma meydanda yer alan Victoria’nın simgesi konumundaki Saat Kulesi, 1907 yılında yapılmış. Kule Londra’daki ünlü Big Ben saat kulesinin küçük bir kopyası.Seyşellerin yurt dışına ihraç ettiği yiyeceklerin başında gelen kurutulmuş balık ve Hindistan cevizi bu ülkenin en büyük geçim kaynaklarından. Buradaki pazarlarda bizim yabancı olduğumuz çok fazla sayıda tropikal meyveyi bulabilirsiniz.Ertesi sabah çok erken kalkıp Mahe Adası’ndan feribota binerek Praslin Adası’na yol alıyoruz. Praslin Adası’na yolculuk tam bir saat sürüyor. Praslin, ülkenin ikinci büyük adası. Gemi haricinde buraya 15 dakikada helikopterle de gelebilirsiniz. Praslin, ‘balayı adası’ olarak şöhret yapmış bir ada. Burada dev palmiyeler arasında gezerken dinginliği ve huzuru hissedebiliyorsunuz.Dünyanın en büyük kokonatları olan Coco del Mare, bu adada yetişiyor. Dev kokonatları görmek üzere Praslin Adası’nda bulunan 132 hektar üzerine kurulmuş bir tesisi ziyaret ediyoruz.
Coco del Mare, 18-20 kg ağırlığa sahip. Bu kokonatı ülke dışına çıkarmak isterseniz eğer önce izin alıp daha sonra yüklü bir vergi ödemeniz gerekiyor.Ertesi sabah erkenden feribotla La Digue Adası’na geçiyoruz. La Digue ismini 18. yüzyılda adaları keşfe çıkan Fransız gemilerinden birinden almış. Adaya indiğimizde yine müthiş bir doğa manzarası ile karşılaşıyoruz. Burada en fazla kullanılan ulaşım aracı bisiklet, adayı bisikletlerle turlayabilirsiniz. Ama bisiklet kullanmayı bilmiyorsanız ya da zor olacağını düşünüyorsanız ikinci alternatifiniz ise öküz arabaları. Yine adada kamyonlar da sizi belli yerlere ulaştırıyor.Biz bisikletle dolaşmayı tercih ettik, bunun için kendimize uygun bir bisiklet seçtik. Bisiklet için kişi başı 100 rupe yani 7 dolar ödemeniz gerekiyor. Kiralamanın en güzel tarafı, saat kısıtlamasının olmaması. Yani akşama kadar bisikletle dolaşabilirsiniz.Granit kayaları, bembeyaz kumları ve şeffaf denizi ile Ansanz Dajo Plajı kesinlikle görülmeye değer. Plajdan ayrılıp bisikletlerimizi belli bir yere park ettikten sonra kamyonetle başka bir plaja gidiyoruz. Geldiğimiz plaj da, adadaki diğer plajlar gibi granit kayalar ve doğanın içine gizlenmiş gizli bir cennet. Bu plajın da keyfini çıkarttıktan sonra adanın merkezine geri dönüyoruz. La Digue Adası’nı da keşfedip, feribota biniyor ve günün yorgunluğu ile otelimize geri dönüyoruz.
Ertesi gün başka bir ada keşfetmek üzere yine çok erken kalkıyoruz. Seyşel Adalarında halka ve turistlere açık olan adaların dışında sadece otellere ait olan adalarda mevcut. Bu adalara gelmek için önceden bilgi vermeniz ve adada ki otellerde rezervasyon yaptırmanız şart. Biz de bu özel adalardan Kuzin Adası’nı görmek istiyoruz. Kuzin Adası’nda sadece 4 tane villa tarzında otel yer alıyor bunlarda genellikle balayı çiftlerine hizmet veriyor.Adaya gelmek için özel bir tekneye biniyor ve Kuzin Adası’na doğru yola çıkıyoruz. Kuzin Adası huzurun doğa ile birleştiği muhteşem bir ada. Seyşellerin her adasında olduğu gibi burada da dev kaplumbağaları görebiliyorsunuz. Dev kaplumbağalar buranın simgesi durumunda ve özel koruma altında.Akşam üzeri Praslin Adası’ndaki gezimize devam ediyoruz. Yolda balıkçı kulübesini görünce merak edip yanlarına gidiyoruz. Birazdan balık avına çıkacak olan balıkçılar son hazırlıklarını yapıyorlar. Bir grup balıkçı bambudan yaptıkları özel bir balık avlama yöntemi ile su altında balık avlıyorlar. Bambudan yapılmış bu ağ daha önce görmediğimiz türden. Birkaç kattan oluşan bambu ağ, ortasına konulan yem ile birlikte denizin içine bırakılıyor, yeme gelen balıklar böylelikle balıkçılar tarafından yakalanıyor.Yakalanan balıkların birkaçı hemen orda temizlenerek ızgarada pişiriliyor ve balıkçılar tarafından afiyetle yeniliyor. Bize de ikram ediyorlar, balığın lezzeti kadar insanların sıcaklığa da ayrı bir güzellik katıyor gezimize.Seyşellerin sıcacık, misafirperver insanlarını geride bırakmak çok zor da olsa gezimiz sona eriyor. Eğer bakir bir güzellik, tropik bir cennet ve kendinizi huzurun kollarına atmak istiyorsanız mutlaka Seyşellere gitmenizi tavsiye ediyoruz.
Ulaşım
Seyşellere en konforlu uçuşun birinci adresi hiç şüphesiz dünyanın 5 yıldızlı havayollarından biri olan Katar Havayolları. Katar, İstanbul’dan Seyşellere Doha aktarmalı haftanın her günü sefer yapıyor. Üstelik fiyatlarının da çok uygun olduğunu belirtelim.
Araba Kiralama
Seyşellere gitmeden önce araç kiralamak ve havaalanına vardığınızda hiçbir şeyle uğraşmadan arabanıza binip otelinize gitmek isterseniz http://seychelles.rentalcargroup.com ya da http://seychellesairportcarrental.com adreslerine bir göz atın. İstediğiniz tipte ve fiyatta aracı tespit ettikten sonra geriye sadece bir iki işlem yapmak kalıyor, rezervasyonunuz onaylandıktan sonra arabanız başkentin bulunduğu Mahe Adası’nda sizi karşılıyor. Toplu Taşıma

  • Seyşellerin genelinde otobüsle yolculuk etmek gayet pratik ve ucuz oluyor. Ancak hafta sonlarında ayakta kalmanız, hatta bazen beklemeniz söz konusu olabilir. Taksi daha rahat bir alternatif. Hatta şoförler tüm adayı dolaştırırken bir yandan da bir rehber gibi gördüklerinizi anlatıyor.
  • Bir başka seçenek de bisiklet. Son derece popüler ulaşım araçları olan bisikletler sayesinde adayı kendi hızınızda gezebilir, istediğiniz yerde mola verebilir, gezerken de sıkı bir spor yapmış olursunuz.
  • Feribotlar adalar arası ulaşım için en uygun yol. İsterseniz ağır ağır, geze geze guletlerle gidebilirsiniz, hızlı davranmak isterseniz de katamaranı tercih edebilirsiniz. Praslin ve La Digue Adaları arasında sık sık kalkan feribotlar var. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürüyor. Mahe ve Praslin arasında ise günde iki sefer var. Cat Cocos’la yolculuk da son derece keyifli.
  • Seyşeller’de helikopter ve uçak gibi ulaşım alternatifleri de mevcut. Mahe-Praslin arası uçuşlar gün boyu sürüyor. Fregate Island, Bird Island, Denis Island, Desroches ve Alphonse’taki resort’lara ise charter’lar ayarlanabiliyor.
  • Bir yol da helikopter… Bird, Cousine, Denis, Felicite, Fregate, La Digue, Mahe, North, Praslin, Sainte Anne ve Silhouette adaları arasında helikopterle hızlı bir yolculuk yapabilirsiniz. Hem de adaları tepeden görerek…

Vize Kapıda Alınıyor

Seyşellere giden Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport sahiplerinden vize istenmiyor. Umuma Mahsus Pasaport sahipleri ise vizelerini sınırda alıyor.

Sağlık Problemi Yok

Şehirde herhangi bir sağlık problemi yok. Gitmeden önce özel bir sağlık uygulaması (aşı, tahlil vs.) istenmiyor.

Para Birimi

Seyşellerde geçerli para birimi rupe’dir.Yaklaşık 15 rupe, 1 Amerikan dolarına eş değer.

Gitmeden Önce Unutmayın

Yolculuk öncesinde her şeyinizin hazır ve tam olduğundan emin olmanız gerek.

  • Uçak biletiniz ya da elektronik bilet
  • Nüfus cüzdanınız
  • Pasaportunuz
  • Yurt dışında da kullanabileceğiniz kredi kartlarınız
  • Nakit paranız
  • Ehliyetiniz
  • Yurt dışı sağlık sigortası
  • Reçeteli ilaçlarınızın doktor onaylı listesi
  • Vücudunuzda implant varsa havaalanı güvenliğinde sorun çıkmaması için doktor onaylı implant kartı
  • İlaçlarınız (mümkünse reçeteleriyle birlikte)
  • Fotoğraf makinesi ya da kamera
  • Zaman kazanmak ve doğru noktaları gezmek için kapsamlı ve haritalı bir şehir rehberi
  • Elektrikli ve elektronik aletlerinizi sorunsuz bir şekilde kullanabilmek için fiş ve voltaj adaptörü
  • Sandalet, şort, geniş kenarlı bir şapka, güneş kremi, güneş gözlüğü, dudak koruyucu, şnorkel, deniz gözlüğü, palet, plaj havlusu, mayo.

 

Yapmadan Dönmeyin

Minik Adalar: Seyşellerde görülmesi gereken yerler, Seyşellerin asıl varlık kaynağı olan minik adalar. Bu adaların çoğu resortlar tarafından tek başına işgal edilmiş durumda. Buralarda kaldığınızda bütün ada size aitmiş gibi hissediyorsunuz. Seyşellerde yapabilecekleriniz arasında başı çeken scuba diving, yani tüplü dalış. Çok derinlere inmek istemeyenler için şnorkel alternatifi var. Rengârenk balıklar ve açıklardaki mercan kayalıkları renkleri ve büyüleyici görüntüleriyle aklınızı başınızdan alacak.

Balık Avlama: Balık tutmaktan hoşlanıyorsanız Seyşeller sizin için bir cennet olacak. Mahe, Praslin ve La Digue’de balık avlama turları düzenleniyor.

Su Sporları: Su sporlarına meraklı olanlar için de Seyşeller bulunmaz fırsat. Su kayağından rüzgâr sörfüne ve kanoya kadar  pek çok seçenek sayesinde su sporu merakınızı burada giderebilirsiniz. Özellikle North Island’da su sporları aktiviteleri bol miktarda mevcut.

Golf: Golf, Seyşellerdeki bir diğer sportif aktivite. 18 delikli bir şampiyona golf sahasına ev sahipliği yapan Lémuria’da golf oynayabilirsiniz. Bunun için resort’ta kalıyor olmanıza gerek yok.

Mahe: Mahe, Seyşel Adalarının en genişi ve kalabalık nüfuslu olanı. Başkent Victoria’nın da bulunduğu bu adayı keşfederek ülkenin en dinamik ortamına giriş yapıyorsunuz. Botanik Bahçesi (coco-de-mer palmiyeleri), Doğal Tarih Müzesi ve Ulusal Tarih Müzesi bu adada yer alıyor. Beau Vallon Plajı ise Mahe’nin en popüler sahili.

Kaçırmayın Seyşellerde fazla zamanınız yoksa bunları mutlaka yapın: Kuşları ve kaplumbağaları gözlemleyin. Mahe Adası’ndaki plajlardan birinde sere serpe güneşlenin. Deneyimliyseniz tüplü dalış yapıp mercan kayalıklarını görün.  Bu yazı 2012 yılının Ağustos ayında yayınlanan Gezgin Dergisi’nin 66. sayısından alınmıştır.  

Yazar : HALİT ÖMER CAMCI

HALİT ÖMER CAMCI
Gezgin, ışık avcısı, oğlunun babası...

Bir yorum

  1. Avatar

    merhaba.. kapıda vıze ıcın ucret alıyorlarmı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir