Salı , 9 Ağustos 2022
Anasayfa » KÜLTÜR » Bisiklet

Bisiklet

Bisikletle yolculuk, çok kişisel ve çok özel bir deneyim. İnsanın kendi fiziğinin ve zihninin derinliklerini keşfettiği, etrafındaki dünyaya tamamen açık olduğu bir yolculuk. Bu deneyimi en iyi şekilde yaşamak için bisiklet seçimi ilk önemli nokta. Daha sonra bisiklet yolcuğuna hazırlık geliyor.

Yazı ve Fotoğraflar : Nihan Varal

Hazırlık aşamasını da fiziksel ve zihinsel olarak da ikiye ayırabiliriz. Bu hazırlıkları nasıl yapacağınız ise rotanıza göre değişir. Avrupa gibi bisiklet yolları olan bir yerde mi pedallayacaksınız yoksa Afrika gibi faklı koşulları olan bir kıta da mı? Güneydoğu Asya gibi sıcak bir iklimde mi yoksa Güney Amerika’da bol rüzgârlı bir bölgede mi? Sadece güzellikleri görmek istediğiniz bir yolculuk mu olacak bu, yoksa dünyadaki değişik hayat koşullarının içinden de geçmek istiyorsunuz? Ağız tadımdan vazgeçemem mi diyorsunuz ya da yeni lezzetleri denemeye hazır mısınız? Burada kış iken sıcak bir yerde mi olmak istiyorsunuz?

Dünyada görmek istediğiniz yer neresi? Bizi örnek alırsak, bu dünyanın her yeri ama ilk kez bu kadar uzun (9 hafta) bir bisiklet yolculuğuna çıkacağımız için bazı şartların daha kolay olacağı Güneydoğu Asya bölgesini seçtik.

Daha önce bu bölgede pedallayanlarla konuştuğumuzda söyledikleri birkaç şey vardı: Tayland’da yollar çok güvenli, asfalt kaliteli, gece bile rahatlıkla pedallayabilirsiniz, her yerde yiyecek bulabilirsiniz, insanları ise sürekli gülümsüyor ve yardımsever, üstelik maliyetleri düşük tutabileceğimiz bir ülke. Tayland’a kadar gitmişken muhteşem Angkor Wat tapınaklarını da görmeliyiz dedik ve rotamıza Kamboçya’yı ve doğasını gören herkesin etkilendiği Laos’u da ekledik.

Bu üç ülkede bisiklet sürmeye karar verdik. Şimdi sıra rotamızı nasıl planlayacağımıza geldi. İlk giriş ülkesi (doğrudan uçuş olup olmadığı ve fiyatlar), yolculuk yapacağımız ülkelerin vize durumları, mevsimsel koşullar, öncelikli olarak görmek istediğimiz yerler, gerekirse ulaşım seçeneklerini dikkate alarak bir rota planladık. İstanbul’dan Bangkok’a uçacaktık ve Tayland, hava yoluyla girişlere 1 aylık vize veriyordu. Bangkok’tan Laos’a geçene kadar 1 aylık bir süremiz vardı. Laos TC vatandaşlarına genellikle sınırdan vize vermediğinden, Bangkok’tayken Laos Konsolosluğu’ndan vizelerimizi de aldık. Kamboçya ise sınır kapılarında vize veriyordu. Amacımız trafikten kaçmak, ülkelerin doğal güzellikleri içinde pedallamaktı. Rotamızı da mümkün olduğunca ana yollardan uzak çizmeye çalıştık.

Rota kadar önemli bir konu da malzemelerimiz. Yolculuğumuza tur bisikletleri ile çıktık. Tur bisikleti, uzun yolda sizi ve eşyalarınızı taşıyacak kadar dayanıklıdır ve tüm donanımı (vites, fren ve aydınlatma sistemleri, bagaj taşıyıcıları, gidonu) yolculuk için seçilmiştir. Eşyalarınızı taşıyacağınız çantalar su geçirmez olmalıdır. Uyku tulumu, mat, çadır gibi malzemeler kullanacaksanız gideceğiniz bölgeye uygun seçilmeli.

Başak: Tayland’da Khlong Lan’dan çıkıp Kamphaeng Pet’e doğru pedallıyoruz. Yolun büyüsüne kapılıp gidiyoruz sansak da, bazen dilini anlamadığımız, vücut dili bile farklı olabilen kültürlerde zihnimizde yarattığımız korkular, ön yargılar, yanlış anlaşmalar olabiliyor. Yaşlı kadının elinde keskin bir alet var. Fotoğraf çekmek istediğimizi söylüyoruz. Bize doğrultulmuş aletle kadın birşeyler söyleyerek bisikletlerimize yanaşıyor, fotoğraftan rahatsız oldu ya da para istiyor zannediyoruz. Parayı uzatıyoruz, kabul etmiyor ve sanırız şelaleyi tarif etmeye çalışıyor ama aleti kafamıza gözümüze yaklaştırarak. : ) İşte o an! Korkular ve algıların karıştığı sınır insanın içinde!

Alexios: Chiang Rai’den yola çıktık gün ağarır ağarmaz. Hava serinken biraz pedallamak istiyoruz ve güzel bir yer karşımıza çıkınca da kahvaltı yapmak. Anayoldan kurtulup ara bir yola sapıyoruz ve birkaç kilometre sonra bir tapınak çıkıyor karşımıza. Bahçesindeki banklarda kahvaltımızı hazırlamaya başlıyoruz, eşyalarımızı koyacak yer bulamıyoruz derken, tapınağın Budist rahibi bunu görüyor ve bize bir masa getiriyor. Kimse kimsenin dilini bilimiyor ama gözler teşekkürle dolu. Kahvaltımızı bitiriyoruz ve gitmeden önce rahibin kapısını çalıyorum. Rahiplerin kadınlarla konuşması yasak. Bir nazar boncuğu ve Türkiye’den bir fotoğraf veriyorum ona. Sarılıyoruz. O an mesafe yok dünyada artık.

Seçil: Kamboçya’nın düzlüklerinde ilerliyoruz. Öğle sıcağı. Sanki etrafta kimse yok derken, uzaktan bir ses geliyor: Hellllooooooo. Bize kadar ulaşan bir çocuk sesi. Çocuğu göremiyoruz ama biz de başlıyoruz zillerimizi çalmaya ve hello demeye. Sonra tüm Kamboçya yolculuğumuz boyunca çocuklar bize gülen gözleri, güzel suratları ile eşlik ediyorlar.

Bisiklet Gezgini Kurucuları Seçil Öznur Yakan Başak Bulut Alexios Menexiadis

Dünyadan Rota Örnekleri

-Eurovelo Avrupa bisiklet yolları ağı -Avrupa’daki yerel rotalar -İpek Yolu Rotası -İstanbul – Tiflis – Bişkek – Şangay -İstanbul – Tahran – Delhi – Katmandu – Hindistan -Fas – Dakar – Güney Afrika -Kahire’den başlayan ve Afrika’nın doğusundan güneye inen rota -Kuzey Amerika rotaları -Pan Amerika rotası -Quito-La Paz – Santiago – Ushuaia

Bu yazı 2013 yılının Haziran ayında yayınlanan Gezgin Dergisi’nin 76. sayısından alınmıştır.

Yazar : HALİT ÖMER CAMCI

Gezgin, ışık avcısı, oğlunun babası...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.